Latest Movie :
Recent Movies
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aldatmak konusunu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)


Konusuna bakarak bu dizinin bir erotik dizi olduğunu zannetmeyin. Bu 16 bölümlük mini dizi, aslında toplumda çok büyük sorunlara yol açan, bazen yuvalar yıkan bir konuyu işliyor: Aldatmak. Dizinin ismi “İzmenı” (Измены - 2015) ve Rusça'sından birebir çevirirsek çoğul bir şekilde “aldatmalar” anlamına geliyor. Çünkü birden fazla aldatma olayının ortasında geçen bir konusu var.

Dizi aslında bir komedi, dram ve trajikomedi. Bir yandan yaşanan olayları komedi şeklinde izlerken, diğer yandan bu komik olayların altında bir dram ve bir trajedi olduğunu daha sonra öğreniyoruz. Kısacası en baştan söyleyelim, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi yorumu


“İzmenı” (Измены - 2015) dizisinde iki ana karakter var. Kısaca “Asya” olarak çağrılan Anastasiya ve yine kısa ismi “Daşa” olan Darya. İkisi de evli ve çocukluk arkadaşları. Uzun yıllar önce yazlığa gittiklerinde burada arkadaş olmuşlardı. Ancak yıllardır birbirine görmemiş bu iki kadın, bir tesadüf sonucu karşılaşırlar.

Dizinin, bu iki kadını en başta bize nasıl sunduğuna, nasıl tanıttığına bakalım. Asya'nın, kulak burun boğa doktoru bir kocası var. Bildiğiniz mükemmel bir koca tiplerinden. Evden işe, işten eve ve her türlü işinde de eşine destek oluyor. Asya ise tam tersi bir karakter. Dizi başlarken kocası dışında iki sevgilisi var. Biri mimar olarak çalıştığı şirketin patronu, diğeri ise bir polis memuru. Kısa süre sonra da üçüncü ve bu sefer de genç bir sevgilisi olur.

Daha fazlası: Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)

Asya ve kocası Kirill

Asya sadece kocasını aldatmıyor. Aynı zamanda her bir sevgilisini bir diğeriyle aldatıyor. Bu yaptıklarında o kadar usta ki dört erkeği de birbirinden habersiz idare etmeyi başarıyor. Kendisinin de kabul ettiği gibi o bir “sürtük.” Zaten bunları sadece “seks iyidir” diye yaptığını da itiraf ediyor çocukluk arkadaşı Daşa’ya.

Tabii iki kadın uzun yıllar sonra bir araya gelinde Asya bunları arkadaşına anlatıyor. Arkadaşının maceralarından etkilenen Daşa ise kendisi de böyle bir macera yaşama, yani kocasını aldatma hevesine kapılıyor. Asya’dan bu “aldatmanın” nasıl yapıldığı ile ilgili tüyolar alır ve birkaç deneme girişiminde bulunur. Girişiminde bulunur dediğimize göre sonucun ne olduğunu tahmin etmişsiniz. Kısacası Asya ne kadar “sürtükse”, Daşa da o kadar bu tür işlerden uzak bir “melektir”.

“İzmenı” (Измены - 2015) - komedi, dram ve trajikomedi


Tabii bu olaylar birer komedi havasında başlar, sonradan drama ve en sonunda da trajikomediye dönüşür. Çünkü az önce dedik ya Asya dört erkeği de ustaca elinde oynatıyor ve idare ediyor. Bu idare bir şeyden sonra çığırından çıkıyor.

Daşa

Sevgililerinden biri, yani patronu ona ciddi ciddi evlenme teklifi eder. Hem de aslında evlenme teklifi edecek bir kız arkadaşı varken. Sonra genç yaştaki üniversiteye giden sevgilisi onu iyice takıntı yapar ve para, babasının gücü ile ele geçirmeye kalkışır. Bir yandan da kocası bu olayların bazılarından haberdar olur ve suskunluk oyunu oynamaya başlar. Yani her şey bir birine karışır. O kadar ki patronu olan sevgilisi onu zorla kaçırır. Yani artık yavaş yavaş trajediye dönüşür olay. Zaten ne beklenirdi ki bu kadar aldatmadan sonra.

Daha fazlası: Matrix 4 filmi hakkında her şey - Ne zaman çıkacak? Fragmanı ve diğer ayrıntılar

Kim “melek”, kim “sürtük”?


Bundan sonra yazacaklarım spoiler içeriyor. Sonra uyarmadı demeyin. En başta dedik ya dört kişiyi bir arada idare eden Asya’nın sürtüklüğü kadar Daşa da o kadar masum. Hatta istese bile kocasını aldatamıyor.

Her şey ortaya çıkınca ve Asya da onu kaçıran patronunun elinden kurtarılınca dört erkek biraraya gelir ve Asya’nın birini seçmelerini ister. Çünkü her biri aldatıldığını bildiği halde delicesine Asya’ya aşık. Dördü de toplanır ve Asya’nın seçim yapmasını ister. Kocası, her şeyi bildiği halde onu her an affetmeye hazır. Eski patronu, genç sevgilisi ve bir de trafik polisi olan sevgilisi.



Bu olaydan önce Asya kocasına şu soruyu sorar: Beni hiç aldattın mı? Kocasının cevabı “hayır” olur. Ancak gerçek böyle değil.

Asya ile Daşa’nın arkadaş olduğu çocukluk ve gençlik dönemlerini geçirdikleri dönemlerde zaman zaman Asya’nın kocası ve o zaman erkek arkadaşı olan Kirill de yazlığa geliyormuş. İşte bir gün Asya bu ikisinin beraber olmalarına şahit olur. Onu uyuyor zannedeler. Asya bunu öğrenir ama yıllar boyunca içine atar, bastırır, unutmaya çalışır ve bir şey demez.

Daha fazlası: Çin’deki corona virüs salgınını yıllar önce anlatan film: Salgın (Contagion - 2011)

Ama bir gün aldatılmanın verdiği acı ve bastırdığı bu duygular patlak verir. Bir konuşma sırasında Kirill aldatmanın nasıl iğrenç bir şey olduğundan bahseder. Asya ise onun kendisini aldattığını biliyor ve bu kadar rahat bir şekilde sanki kendisi hiç aldatmamış gibi konuşmasına içerler, kızar ve bir sinir krizi geçirir. Ağlar ve ondan kaçar.

İşte, bu andan sonra kocasını tam üç farklı sevgiliye kadar aldadır. Başta Daşa’nın bir “melek” gibi göründüğünü söylemiştik. Öyle görünüyor ki asıl “sürtük” olan, arkadaşının erkek arkadaşı ile beraber olan oymuş. Yani sonuçta karakterler rol değişir. Masumlar asıl “aldatan” ve aldatan da aslında bir aldatılma kurbanı olur. Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)


Tabii bu dizinin ana çekirdek hikayesi. Burada Daşa ile kocası, annesi ve eski bir hayat kadını ve lezbiyen olan şoförü arasındaki başka bir karmaşık ağlar dizisi var. Diğer yandan Asya’nın genç sevgilisinin babasının annesini aldatması olayı başka bir yan hikâyesi. Yine Daşa’nın Kirill’in iş arkadaşı ile birlikte olma girişimleri de işin komedi kısımları. Yani işler ve aldatmalar karman çorman.

Yönetmen: Vadim Peralman
Oyuncular: Elena Lyudova
Glafira Tarhanova
Kirill Kyaro
Yevgenij Stıçkin
Tür: Dizi, Dram, Komedi, Trajikomedi
Yapım: Rusya - 2015 (1 sezon, 16 bölüm)
Puan: 8



Bir kitap önerisi: Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Yeni Taht Oyunları dizisi “House of the Dragon” - Targaryen Ailesi’nin geçmişini anlatacak

Yeni Taht Oyunları dizisi “House of the Dragon”


Game of Thrones son yılların en çok konuşulan ve izlenen dizilerinden biri oldu. Tabii, dizi finalinin birçok hayranını hayal kırıklığına uğratmasını saymazsak. Başarısız dizi finali bile dizinin kendisi kadar ses getirdi ve konuşuldu.

Durum böyle olunca HBO altın yumurtlayan tavuğunu hiç keser mi? 2017’den bu yanan zaten yeni bir Taht Oyunları dizisi üzerinde çalışılıyordu. Ancak o proje durduruldu ve yeni bir proje HBO’dan onay aldı.

HBO, yeni bir Taht Oyunları (Game of Thrones) dizisi için 10 bölümlük bir sipariş verdi. Yeni dizi ise bizim izlediğimizden, yeni orijinal diziden önce yaşanan olaylara odaklanacak. Yeni öncül (prequel) dizi Targaryen sivil savaşını anlatacak.

Bu arada bu yeni dizi, daha önce ilan edilen ile aynı değil. Eski proje iptal edildi ve HBO da bu yeni dizi ile devam etme kararı aldı.

İlgili -  Yeni “The Walking Dead” dizisi ve diziden ilk kareler

Yeni Game of Thrones dizisi ve posteri


Yeni “Game of Thrones” dizisinin ilk bölümünü ise Emmy ödüllü Miguel Sapochnik yönetecek. Sapochnik, daha önce çok övülen “Battle of the Bastards,” “Hardhome” ve “The Long Night” gibi bölümleri yönetmişti.

Bu yeni dizinin senaryosunu ise yazar George R.R. Martin ve Ryan Condal yazdı ki aynı zamanda dizinin yapımında da görev yapacaklar.

“Fire Will Reign” (Ateş Hüküm Sürecek) altyazılı dizinin posteri de artık yayımlandı.

Yeni Taht Oyunları dizisi “House of the Dragon”


HBO yöneticisi Casey Bloys konu hakkında şöyle konuştu: “Taht Oyunları evreni hikâyelerle zengin. Targaryen Ailesi’nin geçmişini öğrenmek için sabırsızlanıyoruz.”

House of the Dragon, Targaryen ailesi ve sivil savaşı anlatacak


“House of the Dragon” ismi verilen yeni dizi Martin’in “Fire & Blood” kitabına dayanıyor. Burada Targaryen Ailesi’nin yaklaşık 150 yıla dayanan tarihi anlatılıyor. Dizinin yapımcılarından Bryan Cogman, daha önce başka bir proje geliştirmişti. Ama bu projede farklı bir zaman dilimine odaklanılıyordu. Yeni dizi ise daha geniş bir tarih aralığını anlatacak.

“House of the Dragon”deki olaylar sonuç olarak “The Dance of the Dragons” olarak da bilinen Yedi Krallık’taki büyük bir sivil savaşa doğru ilerleyecek. Bu savaşta Targaryen ailesinin iki rakip kolu bir birine girmişti.

Orijinal dizinin yıllarca izleyiciyi ardından sürükleyip daha sonra hayal kırıklığına uğratmasından sonra bu yeni dizi konusunda pek de hevesli değilim. İlk önce serinin kitaplarını okumayı düşünüyorum. Kitaplarla ilgili incelemeler “Okuduğum Kitaplar” bloğunda yer alacak.

Yeni “The Walking Dead” dizisi ve diziden ilk kareler

Yeni The Walking Dead dizisi


AMC, yeni bir “The Walking Dead” (TWD) dizisi ile hayranlarının karşısına çıkıyor. Yeni diziden ilk kareler artık yayımlandı. Peki, yeni dizi ne anlatacak, hangi zamanda geçiyor? Bu ve diğer ayrıntılar bu yazımızda.

Yeni “The Walking Dead” dizisi 2020’de geliyor


“The Walking Dead” (Yürüyen Ölüler) son yılların en başarılı zombi, kıyamet sonrası konusunu işleyen korku türü dizilerinden biri. TWD bu yıl 10. Sezonu ile izleyicisinin karşısına çıkacak. Ana karakterlerinden birçoğunu kaybetmesine rağmen (mesela Rick Grimes, Carl Grimes, Glenn Rhee ve diğerleri) dizi hala ilgiyle izlenmeye devam ediyor.

Bütün bunlara ek olarak TWD dünyası kardeş dizilerini de üretmeye devam ediyor. Bunlardan ilki Fear the Walking Dead, 2015 yılından yayımlanmaya başlanmış ve yakın bir zamanda da beşinci sezonunu tamamladı.

AMC ise şimdi yeni bir “The Walking Dead” dizisi çıkarmaya hazırlanıyor. Dizinin ismi henüz netlik kazanmadı. Ancak AMC diziden ilgi çeken ilk kareleri, fotoğrafları yayımladı.

İlgili - Rick Grimes’a ne oldu ve The Walking Dead yönetiminden 3 film açıklaması

Yeni The Walking Dead dizisi


Yeni TWD dizisi ve oyuncu kadrosu


Diziden ilk karelerle birlikte, oyuncu kadrosunda da kimler olacağı açıklanmaya başlandı. Dizide yer alacak isimler ve karakterlerinin isimler şu şekilde: Aliyah Royale (Iris), Alexa Mansour (Hope), Annet Mahendru (Huck), Nicolas Cantu (Elton), Hal Cumpston (Silas) cw Nico Tortorella (Felix).

Bu arada yeni dizinin, ilk zombi salgınından 10 yıl sonraki bir dönemde geçeceği bildirildi. Bu da şu demek oluyor ki orijinal The Walking Dead dizisinin şu an bulunduğu zaman diliminde geçecek.

Henüz ismi belirlenmeyen bu yeni dizi 2020 yılının ilkbaharından TWD hayranları ve izleyicilerle buluşacak.

Yeni The Walking Dead dizisi


Yeni dizinin konusu ve sinopsisi


Şimdiye kadar açıklanan bilgilerden şunu biliyoruz. 2020 yılının ilkbaharında çıkacak dizinin iki kadın ana karakteri var. Karakterlerin hepsi de zombi çağının ilk nesli ve bulundukları ortam ve koşullar, hepsini temelden değiştirecek. Bazıları iyi ve bazıları da sonsuza kadar kötü temsillerine bürünecek.

Korku türü dizinin ilk 10 bölümü, geçtiğimiz yaz aylarında Virginia’da çekildi.

Fotoğraflar: Sarah Shatz ve Jojo Whilden /AMC. Daha fazla fotoğraf için AMC sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Jack Reacher dizisinde Tom Cruise oynamayacak; Sebebi çok kısa olması


Polisiye yazarı Lee Child’in kitaplarının ana karakteri Jack Reacher ile ilgili artık iki sinema filmi bulunuyor. Her iki filmde de Jack Reacher karakterini ünlü oyuncu Tom Cruise canlandırmıştı. Jack Reacher ile ilgili bu sefer dizi yapılacak. Ancak dizide ana karakteri Tom Cruise oynamayacak. Çünkü kitaba göre Jack Reacher kocaman bir insan. Tom Cruise ise bu karakter için boyu çok kısa kalıyor.

Lee Child’ın karakteri Jack Reacher, eski bir askeri polis ve şüpheli cinayetleri araştırıyor. Bazıları bu karakteri kitaplarından bazıları ise filmlerinden biliyor. Ancak kitabı okuyanlar bilir ki, romanlarda Jack kocaman biri olarak tasvir ediliyor.

Kitapta Jack’in elleri bazen “bir hindi kadar” bazen de “bir market tavuğu” büyüklüğü şeklinde anlatılıyor ve boyu da 195 santimetredir. Cruise’un boyu ise 170 santimetre civarındadır.

BBC Radyo’ya konuşan Jack karakterinin yazarı Lee Child, “Cruise, bütün yeteneğine rağmen, o fiziğe sahip değildi.” diye konuştu.

Karakteri bu sefer de uzun soluklu dizi şeklinde Netflix’te göreceğimizi söyleyen Child, ancak tamamen yeni bir aktör olacağını bildirdi. Child, “Ve ben Tom Cruise konusunda üzgün olan okurları bana yardım etmelerini ve dizi için doğru aktörü seçmeye katılmalarını istiyorum. Yeniden ve baştan başlayacağız ve en mükemmel kişiyi bulmaya çalışacağız.”

Dizi konusu geçtiğimiz Ağustos ayında kesinleşmişti. Child ise okurlarından aldığı binlerce mektupta, okurlarının Cruise’u beğenmediğini söylemişti. Çünkü Jack karakteri fiziki yapısı ile öne çıkan bir karakter aynı zamanda. Mesela, kitapta Jack hiçbir şey yapmasa bile sadece bir odaya girdiğinde kocaman yapısından bile insanların etkilendiği ve huzursuz olduğu bir karakterdi. Cruise ise bunu temsil etmiyordu.

Bu arada Lee Child, televizyonun, sinemadan farklı olarak yıldız odaklı olmadığını ve bunun da dizi için bir avantaj olduğunu söyledi. Çünkü dizi için ana karakterin “A sınıfı” listesinden bir oyuncu olması zorunluluğu yoktur.

Jack Reacher karakteri ile ilgili toplamda 22 roman bulunuyor. Bu da bir dizi için yeterince malzeme sunuyor. Dizinin her sezonunda bir kitaba 10-12 saat ayrılacağı düşünülüyor.

JACK REACHER’İ HANGİ OYUNCU OYNAYABİLİR?

Peki, dizide Jack karakteri için kim düşünülebilir.  Aquaman rolünü oynayan Jason Momoa’nın boyu 190, Armie Hammer ise 195 santimdir.

Bu arada boyu 195 olan Dwayne Johnson, rolü Tom Cruise kapmadan önce film ekibi ile görüşmeye gittiğini açıklamıştı.

Rick Grimes’a ne oldu ve The Walking Dead yönetiminden 3 film açıklaması


Son yılların en popüler dizilerinden olan The Walking Dead’de yeni gelişmeler yaşanıyor. 9 yıldır devam eden ve geçen gece 9. Sezonun 5. Bölümü yayımlananda dizide en çok merak edilen konu Rick Grimes’e ne olacağıdır. Tabii buna ek olarak dizinin yönetiminden özellikle Rick’i anlatan 3 uzun metrajlı film yapılacağı açıklaması geldi.

SPOİLER İÇERİR

Bu kısımda anlatacaklarım, dizinin son bölümünü izlemeyenler için spoiler içeriyor. 9. Sezonun 4. Bölümü, Rick’in attan düşmesi ve zombie sürüsünün de üzerin gelmesi ile sona ermişti. Rick’in nasıl kurtulacağı merak ediliyordu. Rick yaralı olsa da kurtuluyor ancak ara ara baygınlık geçiriyor ve geçmişteki bazı karakterler ile diyaloglarını görüyoruz. Bir anlamda Rick ben yorumdum ve artık gidiyorum diyor.

Tabii tam anlamıyla gitmese de bundan sonra dizide Rick’i göremeyeceğiz. Çünkü arkadaşları Rick’in bölümün sonundaki patlamada öldüğünü düşünürken, daha önce birkaç defa görünen gizemli helikopter tarafından kurtarılır ve bilinmeyen bir yere götürülür.

Tabii dizinin fanları Rick’e ne oldu sorusuna cevap ararken daha fazla soru ile baş başa kaldı.

İlgili - Yeni “The Walking Dead” dizisi ve diziden ilk kareler

RİCK’İ ANLATAN 3 FİLM YAPILACAK


Bu arada son bölüm yayımlandıktan birkaç saat sonra The Walking Dead’in içerikten sorumlu üst düzey yöneticisi Scott M. Gimple, Rick’in hikâyesinin 3 uzun metrajlı film ile devam edeceğini açıkladı. “Şu anda 3 film üzerinde çalışıyoruz.” diyen Gimple, “Önümüzdeki birkaç yıl boyunca özel bölümler yapacağız, yeni dizi ihtimali de büyük olasılıktır.” diye konuştu. Geçmişle ilgili bölümler yapılacağını da söyleyen Gimple, eski karakterlerle birlikte yeni karakterler de olacağını belirtti.

RİCK’İ OYNAYAN ANDREW LİNCOLN TAMAMEN Mİ AYRILDI?


Yabancı basında yer alan haberlerde yer alan bilgiler ışığında görünen o ki Rick Grimes karakterini oynayan Andrew Lincoln diziden tamamen ayrıldı. Dizi yönetimi ilk önce Rick’in öleceğini söylese de son bölümde ölmediğini görüyoruz. Rick’in hikâyesine 3 filmle devam edilecek.

Bu arada Andrew Lincoln ise diziden ayrılma sebebini ailesi ile daha fazla zaman geçirmek olarak açıklamıştı. Lincoln, İngiltere’de yaşıyor ve dizi için yılın 9 ayını Atlanta’da geçirmek zorunda kalıyordu. Şimdi ise filmler için sadece 2 ay Atlanta’ya gidecek. Tabii bu durumda ailesi ile daha fazla zaman geçirecek.

Gimple ise bahsettiği filmlerin Rick karakterine odaklanacağını ve televizyonda yayımlanacağını bildirdi.

İlgili - Rick Grimes: My mercy prevails over my wrath (Merhametim gazabımı yendi)


CBS, “The Big Bang Theory” dizisini sonlandırıyor


CBS, komedi dizisi “The Big Bang Theory”nin bu yıl yayımlanacak 12. ezonunun sonuncu olacağını duyurdu.

Warner Bros. Television, CBS ve Chuck Lorre Productions’dan yapılan ortak açıklamada, “12 sezon boyunca The Big Bang Theory’ye gösterilen destek için sevenlerine minnettarız. Biz, bütün ekibi, oyuncular, yazarlar ile birlikte dizinin başarısını taktir ediyor, sonuncu ve final sezonunca epik bir son sunacağız.” denildi.

Dizi geçen sene 11. ve 12. sezon olarak yenilenmiş ve orijinal karakterler ve oyuncuların hepsi -Jim Parsons, Galecki, Kaley Cuoco, Kunal Nayyar ve Simon Helberg- yeni sözleşmeler imzalamıştı. Daha iki hafta önce CBS dizinin yeni sezonları konusunun tartışıldığını açıklarken, bu yeni duyuru ile artık kararın verildiği ve sonlanacağı da ortaya çıktı.

Bu kararda dizinin geçen sene yayımlanan 11. sezonunda reytinginin düşmesinin etkili olduğu da ifade ediliyor.

Yüzyılın en iyi uzay dizisi: The Expanse (Enginlik, 2015 - …)


Geliştirenler: Mark Fergus ve Hawk Ostby
Başrol: Thomas Jane
Steven Strait
Cas Anvar
Dominique Tipper
Wes Chatham
Shohreh Aghdashloo
Frankie Adams
Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem
Yapım: ABD - 2015 - …
Puan: 10

Isaac Asimov’un Vakıf üçlemesini okuduktan sonra uzay konulu bir dizi arayışına girmiştim. En iyi uzay dizileri listelerinde gördüğüm ve Ranker’de de ilk sırada yer alan The Expanse (Enginlik, 2015 – ) dizisini izledim. Dizi James S. A. Corey’in aynı isimli romanından uyarlanmıştır ve halan devam eden dizilerdendir. Dizinin konusu ile birlikte görsel efektleri övgüye değerdir. Uzay sahneleri, uzaydaki savaşlar, yer çekimi ortamı olmayan sahnelerin çekimleri ve diğer görsel ve efektleri ile çok güzel bir dizi çıkmış ortaya.

Diziyi izleyeceklere en başta söylemek gerekiyor ki, ilk birkaç bölüm pek de beklentilerinizi karşılamayabilir. Çünkü siz bol bol uzay sahneleri beklerken, asteroit kuşağındaki cüce gezegen Ceres’deki iç olaylar, dünyadaki politik durum, Mars ile olan ilişkiler ve birkaç küçük cinayet olayı izleyip sıkılabilirsiniz. Ancak bunlar olayın temelini oluşturan olaylar ve izlemeye devam eden. Çünkü aksiyon ve uzay macerası bu birkaç bölümden sonra başlıyor ve soluğunuzu tutarak izleyeceğiniz bir diziye dönüşüyor.

Dizinin konusu ise şöyle: 200 yıl sonra gelecekte ve insanlık güneş sistemini kolonileştirmiştir. Dünya, Birleşmiş Milletler tarafından yönetilirken, Mars’ta da ayrı bir devlet kurulmuştur. Bir de Kuşak’taki Ceres’de de bir yerleşim var. Bir tarafta Dünya ile Mars arasında güç çekişmesi varken, diğer yandan Kuşak’ın halkı da bağımsızlık için yavaş yavaş ayaklanıyor.

Ceres doğumlu detektif Josephus Miller’e (Thomas Jane) zengin bir iş adamının kızı Julie’yi bulma görevi verilir. Diğer yandan ise James Holden (Steven Strait) Cantenbury isimli uzay yük gemisinde ikinci kaptan ve bir gemiden gelen yardım çağrısına cevap verirken, gemileri saldırıya uğrar ve yok edilir. Bu olay her şeyin fitilini ateşler. Holden ve ekibinden birkaç kişi saldırıdan sağ kurtulurken, bunu kimin yaptığını öğrenmeye çalışırlar.

Bütün işaretler saldırının Mars tarafından yapıldığını gösteriyor. Bu da Dünya ile Mars, yani güneş sisteminin en güçlü iki gezegeni arasında bir savaş demektir. Bu savaşı ise kimse kazanamaz ancak geride iki enkaz gezegen kalacaktır. Üst düzey BM yetkilisi Chrisjen Avasarala (Shohreh Aghdashloo) da bu savaşı önlemeye çalışır. Ortada ise büyük bir komplo, dünya dışı ve ne olduğu pek bilinmeyen canlı bir madde ve birçok gizem var.

Olayları araştırırken Holden ve Miller’in de yolları kesişir. Artık bundan sonra bol bol uzay sahneleri, uzay savaşları, uzay gemileri, yer çekimi olmayan sahneler ve bir uzay dizisinde olması gereken her şey var.

Dizi, James S. A. Corey’in The Expanse (Enginlik) serisinden uyarlanmıştır. Kitap aslında Daniel Abraham ve Ty Franck tarafından yazılmıştır. Yazarlar böyle bir takma ad oluşturarak kitabı tek isim altında yayımlamayı tercih etmişlerdir. Yazarlar, The Expanse (Enginlik) serisinden şimdiye kadar 7 roman ve birkaç öykü çıkardılar. Daha gelecek roman ve öyküler de var.

Dizinin ilk üç bölümü Syfy tarafından yayınlanmış ancak Syfy dördüncü sezon için sipariş vermeyerek iptal etmişti. Daha sonra Amazon, dizinin dördüncü sezonunu alığını duyurdu.

Sonuç olarak devam eden bir dizi ve uzay konulu dizi, film ile kitap severlerin kaçırmaması gereken bir yapım.

Rick Grimes: My mercy prevails over my wrath (Merhametim gazabımı yendi)


The Walking Dead dizisi sekizinci sezonu tamamladı. “Wrath” (Gazap) isimli sezon finalinde ise belki de bu diziyi izleyenlerin en çok beklediği olaylar ve sahneler yaşandı. En başta Rick’in grubu ile Negan’ın “Saviors” grubu karşı karşıya geldi ve son çatışma diyebileceğimiz bir an yaşandı.

Uyarı: Yazının devamı spoiler içeriyor.

İki taraf karşı karşıya gelirken Rick kendinden emin bir şekilde zafere doğru ilerlediğini düşünür. Ancak anlaşılan o ki yine tuzağa düşmüştür. İki sezon önce yaşandığı gibi grubu Saviors tarafından kuşatılır. Negan’ın amacı hepsini öldürmektir. Ancak Negan da Rick’ten çok daha büyük hata yapar. Eugene, onlar için yaptığı kurşunların tamamını sabote etmiştir. Sonuçta Saviors’tan ölenler ölür, kalanlar ise esir alınır.

Rick ise kaçan Negan’ın peşine düşer. İkisi arasında yaşanan kısa kavgada Rick, Negan’ın boğazını keser ve ölüme terk eder. Ancak bu aşamada Rick kendi içinde savaş veriyor. Carl ölmeden önce bıraktığı mektuplarda her iki tarafın da biri birini öldürmeden yaşayabileceğinden bahseder. İşte son anda Rick karar değiştirerek doktora Negan’ı kurtarmasını söyler.

Bu sahneden sonra Rick artık Negan’ın tarzında işler yapılmayacağını söyler. Zaten söylediğini kanıtlamak için de işe ilk önce kendinden başlar ve kaç defa öldüreceğini söylediği Negan’ı sağ bırakır. Sağ kalan Saviors’ları da bırakır.  Bunları yaparken de kendi içindeki intikam alma, öldürme, gazap duyguları ile acıma, merhamet etme ve bağışlama duygularının çatışması sonucu ağzından şu sözler dökülür:

My mercy prevails over my wrath.
(Merhametim gazabımı yendi.)

Bu arada Rick’in bu sözleri bana bir hadisi hatırlattı. Hadisin tam metni ve kaynağı şöyle:

“Ebu Hureyre'nin (r.a.) ifade ettiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Allah mahlûkatı yarattığı zaman kendi nezdinde Arş'ın üzerinde bulunan kitabına: "Muhakkak benim rahmetim gazabıma üstün gelir" yazmıştır.” (Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4939, Ellulu vel Mercan)

Senaryoyu yazanlar bunu bilerek mi böyle yapmışlar, yoksa sadece bir benzerlik midir bilemem. Ancak benzerlik de ortadadır.

Rick’in yaptığı grubunu ikiye böler. Tabii izleyiciyi de ikiye bölmüştür. Zaten sezonun son sahneleri gelecek sezonda neler olacağının işaretlerini verir.

Grimm masallarının polisiye ile birleştiği fantastik bir dizi: Grimm (2011 - 2017)


Yazanlar: Stephen Carpenter, David Greenwalt, Jim Kouf
Başrol: David Giuntoli
Russell Hornsby
Bitsie Tulloch
Silas Weir Mitchell
Sasha Roiz
Reggie Lee
Bree Turner
Claire Coffee
Tür: Dram, Fantastik, Polisiye, Suç, Korku, Gizem
Yapım: ABD - 2011 - 2017
Puan: 9

Grimm (2011 - 2017), altı sezon ve 123 bölümlük fantastik bir dizidir. Dizinin konusu bir yandan Alman masal yazarları Grimm Kardeşleri’nin hikâyelerinden ilham alırken, diğer yandan da polisiye konusunu işliyor. Grimm Kardeşleri’nin masalsı kahramanları ve canavarlarını modern dünyamıza uyarlayarak, fantastik bir polisiye çıkarmışlar karşımıza. Fantastik kitap ve filmleri sevenlerin beğeneceği bir dizidir.

Dizinin konusu kısaca şöyle: Ana karakter Nick Burkhardt (oyuncu David Giuntoli), Portland Polis Merkezi’nin bir detektifi ve bir gün öğreniyor ki Grimm adıyla bilinen dünyanın koruyucularının soyundan geliyor. Aslında Grimm masalları ve bu masallardaki canavarlar gerçekmiş ve bizimle yaşayan mitolojik yaratıklarmış. İşte bu Grimm’ler de yüzyıllar boyunca Wesen (Almanca yaratık anlamına geliyor) denen mitolojik yaratıkları bulup avlayan ve böylece dünyayı ve insanları korumaya çalışan bir nesildir. Tabii bir de onları diğer insanlardan ayıran özellikleri var. Mesela Wesen’ler insan şeklinden yaratığa dönüştüğünde onları görebiliyorlar. Normalde insanlar göremez. Wesen’ler de Grimm’leri tanır ve onlardan korkarlar.

Nick Burkhardt ve ortağı detektif Hank Griffin de karşılarına çıkan ve normal adli tıp tarafından çözülemeyen ve Wesen’ler tarafından işlendiğini bildikleri cinayetleri çözmeye çalışırlar. Onlara ilk sezondan kurt türü bir Wesen olan “Blutbad” arkadaşı Monroe da yardımcı olur. Kısacası bizim kahramanımız Nick ecdadı gibi önüne çıkan her Wesen’i öldürmüyor, sadece kötü olanları, insanlara zarar verenleri ve o da başka bir seçeneği olmadığında öldürüyor.

Dizinin en güzel tarafı, masalsı, mitolojik canavarları günümüz dünyasına uyarlaması ve güzel bir şekilde yorumlamasıdır. Özellikle farklı ülkelerde halk arasında halen konuşulan ve çocuklar korkutulan canavarları bu dizide farklı bir yorumlama ile canlı kanlı görebilirsiniz.

Dizinin bir diğer özelliği ana karakterler arasındaki sıkı bağları olan arkadaşlıktır. Nick ile Monroe çok sıkı iki arkadaştır. Bu gruba ayrıca Nick’in ortağı Hank Griffin, kız arkadaşı Juliette Silverton da katılıyor. Ayrıca gruptaki en ilginç karakterlerden biri de Çavuş Drew Wu’dur. Monroe’nun eşi ve tilki türü bir Wesen olan Rosalee Calvert de bu arkadaş grubunun üyesidir.

Dizi boyunca bu ekip çok farklı türden yaratıklar ile mücadele eder. Her seferinde karşınıza çıkacak ve farklı özelliklere sahip yaratıkları dizide yorumlamaları taktire değer. Bir de her bölümden farklı olarak, her sezonun kendi bütün bir konusu ve Nick’in mücadele vermek zorunda kaldığı daha büyük güçler var. Onlarla mücadele ise daha çetindir.

Dizi ilk beş sezon her biri 22 bölüm yayınlanırken, son sezon sadece 13 bölüm yapılmıştır. Ancak buna rağmen diyebilirim ki izlediğim en başarılı dizi sonlarından birine sahiptir. İzleyiciyi 6 sezon sonunda çok tatmin eden, iyi ki izlemişim dedirten mutlu bir son ile bırakıp gidiyor.

Tabii bir de dizinin son sahnesi var ki açık kapı bırakıyor. Bu açık kapı son sahnede görünen yukarıda bahsettiğimiz arkadaş grubunun üyelerinin çocukları ile ilgilidir. İşi bu sefer onlar devralmış ve daha da büyüterek devam ettiriyor. İşte bu son, izleyicide keşke devam etse isteği uyandırıyor.

2018 Altın Küre Ödülleri adayları açıklandı (Film ve dizi, tam liste)


Haber: Javanshir Gadimov

Film sektörü ile ilgili ödül törenleri bir biri ardına yapılırken, bir yandan da en önemli film ödüllerinden sayılan Altın Küre Ödülleri’nin aday listesi açıklandı. Sırada ise açıklanması beklenen başka bir önemli film ödülleri aday listesi kalıyor o da Akademi Ödülleri adayları, yani Oscar adayları.

2018 Altın Küre Ödülleri’nin (2018 Golden Globes) adayları bugün düzenlenen bir toplantı ile duyuruldu. Adayları oyuncular Kristen Bell, Garrett Hedlund, Sharon Stone ve Alfre Woodard açıkladı.

75. Altın Küre Ödülleri ise 7 Ocak 2018 tarihinde yapılacak törenle sahiplerini bulacak. Tören 210 ülkede canlı yayınlanacak.

İşte 2018 Altın Küre Ödülleri (2018 Golden Globes) adaylarının tam listesi:

En İyi Film, Dram

Call Me by Your Name
Dunkirk
The Post
The Shape of Water
Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

En İyi Film, Müzikal ya da Komedi

The Disaster Artist
Get Out
The Greatest Showman
I, Tonya
Lady Bird

En İyi Animasyon Filmi 

The Boss Baby
The Breadwinner
Coco
Ferdinand
Loving Vincent

Yabancı Dilde En İyi Film

A Fantastic Woman (Chile)
First They Killed My Father (Cambodia)
In the Fade (Germany/France)
Loveless (Russia)
The Square (Sweden/Germany/France)

En İyi Yönetmen - Film

Guillermo del Torro, The Shape of Water
Martin McDonagh, Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
Christopher Nolan, Dunkirk
Ridley Scott, All the Money in the World
Steven Spielberg, The Post

En İyi Senaryo - Film 

Guillermo del Torro and Vanessa Taylor, The Shape of Water
Greta Gerwig, Lady Bird
Elizabeth Hannah and Josh Singer, The Post
Martin McDonagh, Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
Aaron Sorkin, Molly's Game

En İyi Erkek Oyuncu, Film Dalında, Dram 

Timothée Chalamet, Call Me by Your Name
Daniel Day Lewis, Phantom Thread
Tom Hanks, The Post
Gary Oldman, Darkest Hour
Denzel Washington, Roman J. Israel, Esq.

En İyi Kadın Oyuncu, Film Dalında, Dram 

Jessica Chastain, Molly's Game
Sally Hawkins, The Shape of Water
Frances McDormand, Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
Meryl Streep, The Post
Michelle Williams, All the Money in the World

En İyi Erkek Oyuncu, Film Dalında, Müzikal ya da Komedi

Steve Carell, Battle of the Sexes
Ansel Elgort, Baby Driver
James Franco, The Disaster Artist
Hugh Jackman, The Greatest Showman
Daniel Kaluuya, Get Out

En İyi Kadın Oyuncu, Film Dalında, Müzikal ya da Komedi

Judi Dench, Victoria and Abdul
Helen Mirren, The Leisure Seeker
Margot Robbie, I, Tonya
Saoirse Ronan, Lady Bird
Emma Stone, Battle of the Sexes

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Film Dalında

Willem Dafoe, The Florida Project
Armie Hammer, Call Me by Your Name
Richard Jenkins, The Shape of Water
Christopher Plummer, All the Money in the World
Sam Rockwell, Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Film Dalında

Mary J. Blige, Mudbound
Hong Chau, Downsizing
Allison Janney, I, Tonya
Laurie Metcalfe, Lady Bird
Octavia Spencer, The Shape of Water

En İyi Orijinal Şarkı, Film 

"Home," Ferdinand
"Mighty River," Mudbound
"Remember Me," Coco
"The Star," The Star
"This Is Me," The Greatest Showman

En İyi Film Müziği 

Carter Burwell, Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
Alexander Desplat, The Shape of Water
Jonny Greenwood, Phantom Thread
John Williams, The Post
Hans Zimmer, Dunkirk

En İyi Dizi, Dram

The Crown (Netflix)
Game of Thrones (HBO)
The Handmaid's Tale (Hulu)
Stranger Things (Netflix)
This Is Us (NBC)

En İyi Dizi, Komedi

black-ish (ABC)
The Marvelous Mrs. Maisel (Amazon)
Master of None (Netflix)
Smilf (Showtime)
Will & Grace (NBC)

En İyi TV Filmi ya da Kısa Dizi

Big Little Lies (HBO)
Fargo (FX)
Feud: Bette and Joan (FX)
The Sinner (USA Network)
Top of the Lake: China Girl (Sundance TV)

En İyi Erkek Oyuncu, Dizi Dalında, Dram 

Jason Bateman, Ozark
Sterling K. Brown, This Is Us
Freddie Highmore, The Good Doctor
Bob Odenkirk, Better Call Saul
Liev Schreiber, Ray Donovan

En İyi Kadın Oyuncu, Dizi Dalında, Dram 

Caitriona Balfe, Outlander
Claire Foy, The Crown
Maggie Gyllenhaal, The Deuce
Katherine Langford, 13 Reasons Why
Elisabeth Moss, The Handmaid's Tale

En İyi Erkek Oyuncu, Dizi Dalında, Komedi

Anthony Anderson, black-ish
Aziz Ansari, Master of None
Kevin Bacon, I Love Dick
William H. Macy, Shameless
Eric McCormack, Will & Grace

En İyi Kadın Oyuncu, Dizi Dalında, Komedi

Pamela Adlon, Better Things
Alison Brie, GLOW
Rachel Brosnahan, The Marvelous Mrs. Maisel
Issa Rae, Insecure
Frankie Shaw, Smilf

En İyi Erkek Oyuncu, Kısa Dizi ya da TV Filmi

Robert De Niro, The Wizard of Lies
Jude Law, The Young Pope
Kyle MacLachlan, Twin Peaks
Ewan McGregor, Fargo
Geoffrey Rush, Genius

En İyi Kadın Oyuncu, Kısa Dizi ya da TV Filmi

Jessica Biel, The Sinner
Nicole Kidman, Big Little Lies
Jessica Lange, Feud: Bette and Joan
Susan Sarandon, Feud: Bette and Joan
Reese Witherspoon, Big Little Lies

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Dizi, Kısa Dizi ya da TV Filmi

David Harbour, Stranger Things
Alfred Molina, Feud: Bette and Joan
Christian Slater, Mr. Robot
Alexander Skarsgård, Big Little lies
David Thewlis, Fargo

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Dizi, Kısa Dizi ya da TV Filmi

Laura Dern, Big Little Lies
Ann Dowd, The Handmaid's Tale
Chrissy Metz, This Is Us
Michelle Pfeiffer, The Wizard of Lies
Shailene Woodley, Big Little Lies

Agatha Christie’nin başyapıtının film uyarlaması: And Then There Were None (2015)


Yönetmen: Craig Viveiros
Oyuncular: Charles Dance
Maeve Dermody
Burn Gorman
Sam Neill
Aidan Turner
Toby Stephens
Tür: Dram, Gizem, Korku, Suç
Yapım: İngiltere - 2015
Puan: 9

On Küçük Zenci kitabı, ünlü İngiliz polisiye yazarı Agatha Christie’nin hem Türkiye’de hem de dünya genelinde en çok okunan kitabıdır. Kitabın başlığı, yazıldığı 1939’da ABD baskısı için ırklı bulunmuş ve “And Then There Were None” şeklinde değiştirilmişti. Bu ifade aynı zamanda kitap ve filmdeki şiirin son mısrasıdır.

Agatha Christie’nin On Küçük Zenci kitabını okuduktan sonra kitabın film uyarlamasını aramıştım. Çok bilinen ve okunan bir kitap olduğu için de sayısız uyarlaması var desek yeridir. Bir arkadaşın tavsiyesi üzerine 2015 yılında yapılmış bu mini diziyi tercih ettim. Film kitaptaki olayları birebir takip ediyor. Zaten bence konuyu biraz bozmak bütün eseri bozmak anlamına gelirdi. And Then There Were None (2015) başlıklı mini dizi 55 dakikalık üç bölümden oluşuyor.

Filmin konusu şöyle: Bir birini hiç tanımayan 10 kişi Bay ve Bayan Owen isimli kişilerden Asker Adası’na (orijinali Zenci Adası ama bazen Indian Island ya da Soldier Island diye de değiştiriyorlar) davet edilirler. Her birine oraya gitmeleri için güçlü bir sebep sunulur. Bazılarına iş, bazılarına para, bazılarına da bir arkadaşlar buluşma veya tatil fırsatı.

Bu 10 kişi adaya gelir ve çok güzel bir akşam yemeği yer. Ancak henüz ev sahiplerinden bir haber yoktur. Daha doğrusu hiç olmayacaktır. Yemek bitip de çay faslına geçince evin bir yerlerinden yüksek sesle birisi konuşmaya başlar ve evdeki her bir kişiyi birilerini öldürmekle suçlar. Bu ses önceden bir plaka kaydedilmiş ve bir gramofonla çalınmıştır.

Misafirler bu suçlamalar karşısında hem kızar hem de korkuya kapılır. Sabah ilk iş bu adadan gideceklerini söylerler. Ancak ilk ölüm bu bandın okunmasından hemen sonra yaşanır. Tabii devamı da gelecektir. Tam da evin her yerine asılan “On Küçük Asker” şiirinde yazıldığı sırayla ve şekilde. Bunu kim ve nasıl yapıyor? İşte bu olay da gizemini sonuna kadar koruyor.

Ben Agatha Christie’nin Hercule Poirot karakterini ve onun geçtiği film ve kitapları severim. Ama bu film ve kitabı da Agatha Christie’nin başyapıtıdır. Agatha Christie severlerin kaçırmaması gereken bir film.

En iyi bilim kurgu dizisi: Fringe (2008 - 2013)


Yazanlar: J.J. Abrams, Alex Kurtzman, Roberto Orci
Başrol: Anna Torv
Joshua Jackson
John Noble
Jasika Nicole
Lance Reddick
Blair Brown
Tür: Bilim Kurgu, Dram, Gerilim, Gizem, Korku, Psikolojik
Yapım: ABD - 2008 - 2013
Puan: 9

En sonda söyleyeceğim şeyi en başta söyleyeyim. Eğer uzun soluklu ve hiç sıkılmadan izleyeceğiniz bir bilim kurgu dizisi istiyorsanız, Fringe bence türünün en iyi dizisidir. Sizi her bölümünde etkileyecek, sürükleyecek, hiç sıkmayacak, hep şaşırtacak ve keyifli izleme sunacaktır. Hele ana karakterlerden Doktor Walter Bishop’un akıl almaz ve garip davranışları da sizi güldürecektir.

Başlıkta da dediğim gibi bence Fringe, en iyi bilim kurgu dizisidir. 2008 ile 2013 yılları arasında beş sezon boyunca toplam 100 bölüm yayınlandı. Özellikle ilk üç sezondaki bölümler, bir birinden farklı garip vakalar ve Fringe ekibinin onları çözmek için uğraşmaları keyifli ve soluğunu tutacağınız anlar yaşatıyor.

Dizinin ana konusu ve karakterleri şöyle: Olivia Dunham (Anna Torv), Peter Bishop (Joshua Jackson), and Walter Bishop (John Noble) hepsi FBI’ın Fringe Bölümü ekibinde yer alıyor.

Doktor Walter Bishop, çok zeki bir yandan da çılgın bir bilim adamıdır. Hatta o kadar çılgın ki daha sonra öğrendiğimiz gibi yaptığı keşiflerden kendisi de korkarak beyninin bazı parçalarını aldırıyor, sonra da akıl hastanesinde çok uzun bir süre geçiriyor.

Fringe ekibinin ana merkezi Boston’dur ve karşılaştıkları garip vakalar sonucu bir bilim adamına ihtiyaç duyarlar. Bu olayları anlayabilecek ve çözebilecek tek kişi de Dr. Bishop’tur. Çünkü zaten birçoğunu kendisi ya yapmış, ya da geçmişte teorilerini ya da deneylerini uygulamıştır. Ancak onu akıl hastanesinden çıkaracak bir kişiye ihtiyaç vardır. İşte oğlu Peter Bishop burada devreye giriyor. O da babası gibi süper zekadır ki olayları çözmede çok yardımı dokunacaktır.

Ekibin bir diğer önemli ismi ise FBI ajansı Olivia Dunham. Tabii bir dizide herkesin ya beğeneceği ya da aşık olacağı sarışın ve güzel bir kadın olmazsa olmaz. Ki Olivia Dunham’ın da geçmişinde ekibin diğer üyeleri ile bağı var. Henüz hiçbirisi bunu bilmiyor.

Fringe, bazı bölümleri korku ve psikolojik unsurlar da içeren güzel bir dizi. Bilim kurgu demişken bize bir yandan bu dünyadaki garip vakaları gösteriyor, bir yandan da paralel evrene götürüyor. Bizim dünyamız ve paralel dünya arasındaki bağ kuruluyor. Örneğin her iki dünyada da Dr. Bishop var. Her ikisi de bilim adamı. Bizim dünyamızdaki Walter, diğerine Walternatif diyor, yani alternatif Walter.
Dizinin ilk üç sezonu bence 10 puanı hak ediyor. Ancak son iki sezondaki konu geçişlerini iyi yapamamışlar. Biraz da bence dizi iyi tutunca yersiz uzatmaya çalışmışlar ki bütün dizilerde benzer bir durum vardır. Ondan dolayı son iki sezonda bazı anlam boşlukları oluyor. Ama genel itibariyle dizinin izlenmesine engel değil. Zaten bundan dolayı diziye sonuç itibariyle 9 puan verdim. Yoksa rahatlıkla 10 puanı hak ederdi.

Son olarak bence dizide en iyi oyunculuğu Walter Bishop karakterini canlandıran John Noble yapıyor. John Noble’u daha önce Yüzükleri Efendisi filminden Denethor karakteri ile biliyoruz, Minas Tirith şehrinin vekilharç hükümdarı. John Noble, dizide hem deli, çılgın ama süper akıllı bir Walter’i oynuyor, hem de paralel evrendeki acımasız ve aşırı soğukkanlı Walter’i. Her iki rolün de başarıyla üstesinde geliyor.

Not: Diziyi izlediyseniz, dizi ile ilgili yorumunuzu ve kaç puan verebileceğinizi yoruma yazarak bizimle paylaşın.

Yüzüklerin Efendisi, bu sefer dizi olarak geliyor


Haber: Javanshir Gadimov

Yüzüklerin Efendisi kitabı ve filmini sevenler toplansın. Warner Bros. Television ve J.R.R. Tolkien eserlerinin hak sahipleri, Amazon Studios ile yeni bir televizyon dizisi için görüşmeler yapıyor.

Variety sitesinin haberine göre, İngiliz yazar J.R.R. Tolkien’in ünlü epik fantezi türü romanı yeniden film severlerle buluşacak. Ancak bu sefer televizyon dizisi şeklinde. Ayrıca bu dizinin de “Taht Oyunları” (Game of Thrones) gibi yeni bir fenomen olması bekleniyor.

Taht Oyunları son yıllarda dizi sektörünü kasıp kavururken, bir yandan da sona yaklaşması benzer türde yeni bir dizi arayışlarını da hızlandırdı. Özellikle Amazon’un Yüzüklerin Efendisi’ne göz diktiği gelen haberler arasında. Amazon CEO’su Jeff Bezos’un bu konuyla doğrudan ilgilendiği de ifade ediliyor.

Şimdilik Yüzüklerin Efendisi dizisi için Amazon ile Warner Bros. Television ve J.R.R. Tolkien eserlerinin hak sahipleri arasında görüşmeler devam ediyor. Ancak henüz net bir anlaşma sağlanmış değil. Buna rağmen yeni dizi için çeyrek milyar dolar, yani 200 - 250 milyon dolar gibi bir para harcanması düşünülüyor.

Dizi için Tolkien’in hem Yüzüklerin Efendisi hem de Hobbit kitaplarının konusu kullanılacak.

Dizi için 250 milyon gibi bir para harcanacak ancak dizinin yıllar boyunca getireceği kazanç da düşünülence bu çok da büyük bir rakam görünmüyor.

Peter Jackson’un yönettiği Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği (2001), Yüzüklerin Efendisi: İki Kule (2002) ve Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü (2003) filmleri yaklaşık 3 milyar dolarlık bir hâsılat yapmıştı. Bu üç filmin toplam bütçesi ise 281 milyon dolardı.

Tabii son yıllarda fantastik televizyon dizisi Taht Oyunları’nın başarısından sonra Yüzüklerin Efendisi’nin de dizi olarak televizyonda yer alması çok yakındır.

The Walking Dead dizisinin 8. sezonu beklentileri karşılamadı


The Walking Dead, hiç şüphesiz “zombie” konulu film ve diziler arasında en popüler olanıdır. Dünya genelinde milyonlarca kişiyi ekran başına toplayan dizinin şimdilerde 8. sezonu izleyici ile buluşuyor. Ancak özellikle 7 sezonda nefeslerin tutulduğu dizide 8. sezon beklenenden daha durağan başladı.

The Walking Dead dizisinin 6. sezonundan başlayarak dizinin sevilen karakterleri için ana tehdit artık yürüyen ölüler (zombiler) olmaktan çıkmış, onların yerini despot bir lider olan Negan almıştır. Negan’ın ilk defa 6. sezonun sonunda gördük. Özellikle en sevilen (başta Glenn) birkaç karakteri hunharca öldürmesi diziyi izleyenleri üzmüş ve heyecanı da doğura taşımıştı.

İşte bu ve benzer birçok olaydan dolayı en başta ben ve eminim bütün The Walking Dead izleyenler Rick’in Negan ve Savior grubundan intikam alacağı, onları yeneceği günü sabırsızlıkla bekliyor. Özellikle Rick’in Negan’a iki defa söylediği bir sözü var: “Belki bugün değil, belki yarın da değil ama bir gün seni öldüreceğim.” İşte izleyici tam bir sezondur bunu bekliyor.

7. sezon Rick ve grubunun Savior’lara hizmet etmesi ile geçti. Sonunda baş kaldırdılar ve 8. sezonun başında hareketli ve artık bir şeylerin olacağını umduğum bölümler beklentimi karşılamadı. Evet bir yandan artık birleşen Hilltop, Kingdon ve Rick’in Alexandria grubu Savior’lara karşı topyekun bir saldırıya başlamışlardır. Ancak 8. sezonun ilk iki bölümü yayınlanmasına rağmen her ne kadar birkaç çatışma ve saldırı sahnesi olmasına rağmen dizi bekleneni henüz veremedi.

Özellikle sık sık araya durağan sahneler giriyor, saldırı öncesi ve gelecekle ilgili belirsiz sahneler yer alıyor. Gelecekle ilgili sahnelerden Rick’in ihtiyarlamış ve bastonla yürüyen görüntüleri ise tek bir soruyu aklıma getiriyor. Yapımcıları dizinin artık sonuna yaklaştığını mı söylemeye çalışıyor?

The Walking Dead ile ilgili çıkan haberlere göz attığımda ise geçtiğimiz Temmuz ayında serinin temel alındığı çizgi romanın yazarı Robert Kirkman, dizinin bitimi ile ilgili bir şeyler gevelemiş ama net bir şey söylememiş.

Tabii dizilerin devam etmesi ya da bitmesi daha çok da reytingine bağlıdır. Bana göre ne zaman biteceğinden çok nasıl bittiği önemlidir. Çünkü yıllarca izlediğimiz bazı dizilerin bana göre hüsranla bitmesi çok acı verici oluyor. Ben en büyük hayal kırıklığını Lost ile yaşamıştım. The Walking Dead için konuşursak artık Negan ve Savior’lar da çok sıkıcı olmaya başladı.

Not: Bu konuda yorumlarınızı beklerim.

Sherlock Holmes tadında bir dizi: The Mentalist (2008 - 2015)


Yapımcı: Bruno Heller
Başrol Oyuncuları: Simon Baker,
Robin Tunney,
Tim Kang,
Owain Yeoman,
Amanda Righetti
Tür: Polisiye, Dram, Suç
Yapım: ABD - 2008 - 2015
Puan: 8

“The Mentalist”, 2008 ile 2015 yılları arasında yayınlanan polisiye türü bir dizidir. Dizinin ana karakteri Patrick Jane (Simon Baker) bir “medyum”dur. “Red John” isimli bir seri katil, Jane’in ailesini öldürür. O da CBI’ya katılarak onlara cinayetleri çözmede yardımcı olur.

Jane karakteri daha çok ünlü İngiliz yazar Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes karakterinden uyarlanmıştır ve birçok benzer yönleri vardır. Jane ve Holmes karakterleri her ikisi de zeki ve çok güçlü gözlem yeteneğine sahiptir. Zaten davaları da hiç kimsenin fark etmediği ayrıntıları bularak çözerler. Dikkatimi çeken diğer bir benzerlik ise her ike karakter de özellikle cinayet mahallinde kokulara önem verirler ve bu da olayları çözmede onlara yardımcı olur. Hatta Partick Jane bunu bir adım ileri taşıyarak olay yerinde yere kadar eğilerek cesetleri koklaması ile ilginç görüntüler de veriyor.

Ancak Jane’in Holmes’ten farklı yönleri de var. En başta Jane olayları çözerken insanlarla oyun oynamayı, kandırmayı ve onları alaya almayı da sever. Bunun sebepleri arasında karşısındakinin doğru söyleyip söylemediğini öğrenmek, vereceği tepkiye göre değerlendirme çabasıdır. Ama izlerken Jane’in yaptığı bu oyunlar, kuralları çiğnemesi ve sıra dışı yöntemleri izleyiciye keyifli anlar yaşatıyor.

Patrick Jane karakterinin üzerinde bu kadar durduktan sonra dizinin ana konusuna dönelim. Bir “medyum” olan Jane, geçimini aslında insanları kandırarak geçiriyor. Ancak medyum gibi davranırken de iyi gözlem yapıyor, çabuk el hareketleri ve diğer yetenekleri ile de işini çok iyi yapan biridir. Ancak bir gün çıktığı bir televizyon programında yıllardır yakalanamayan bir seri katil Red John hakkında ileri geri konulur. Eve döndüğünde kızı ve karısının öldürüldüğünü görür. Odada da Red John’un cinayet mahallerinde bulunan ve duvara kanla çizilen gülen bir yüz ifadesi vardır.

İşte bu olaydan sonra Jane CBI’ya katılır. Onlara soruşturmalarda yardım eder ama asıl amacı ailesinin katilini bulmak ve onunla ilgili soruşturmayı yakından takip etmektir. Soruşturma yıllarca sürer, her seferinde seri katil Red John’a bir adım daha yaklaşır, bazen de tam buldum derken şoke eden gelişmeler de yaşanır.

Dizinin diğer ana karakterleri ise şöyle: Teresa Lisbon, Kimball Cho, Wayne Rigsby, Grace Van Pelt.

The Mentalist bir polisiye dizisi ancak benim en beğendiğim kısmı her bölümde çözülen bir birinden bağımsız olaylardan ayrı bütün dizi boyunca devam eden ana bir olayın, yani Red John soruşturmasının olmasıdır. Bir yandan da izleyici Patrick Jane karakteri ile bağ kurarken, ona acır ve bir an önce ailesinin intikamını almasını ister. Zaten çoğu zaman da bölümlerdeki kısa soruşturmalardan çok ana konu olan Red John soruşturmasını merak eder izleyici.

7 sezon ve 151 bölüm boyunca devam eden dizinin her sezon sonu bölümleri Red John olayı ile ilgilidir. Seri katil Red John soruşturması ve yakalanması ise altıncı sezonun ortasına denk gelir. Geri kalanında ise Jane artık bir adım daha yükselerek FBI ile çalışmaya başlar.

Genel itibariyle polisiye dizi ve film severler bu diziyi çok sevecektir. Hele ele avuca sığmaz Sherlock Holmes karakterini sevenler daha çok beğenecektir.

işler güçler 23 bölüm izle



İşler Güçler 23.Bölüm izle, İşler Güçler dizisinin 23.bölüm 11 aralık 2012 salı tarihli yayını. İşler Güçler 23.Bölüm seyret, işler güçler 11 aralık, işler güçler son bölümü bedava izle, işler güçler yeni bölümü kaliteli izle, işler güçler dizisi 23.bölümü donmadan izlesene

İşler Güçler 20.Bölüm izle



İşler Güçler 20.Bölüm izle, İşler Güçler dizisinin 20.bölüm 13 kasım 2012 salı tarihli yayını. İşler Güçler 20.Bölüm seyret, işler güçler 13 kasım, işler güçler son bölümü kesintisiz izle, işler güçler yeni bölümü canlı izle, işler güçler dizisi 20.bölümü bedava izlesene

İşler Güçler 19.bölüm izle


İşler Güçler 19.Bölüm izle, İşler Güçler dizisinin 19.bölüm 6 kasım 2012 salı tarihli yayını. İşler Güçler 19.Bölüm seyret, işler güçler 6 kasım, işler güçler son bölümü indirmeden izle, işler güçler yeni bölümü kesintisiz izle, işler güçler dizisi 19.bölümü online izlesene

İşler Güçler 18.Bölüm Tek Parça izle




İşler Güçler 18.Bölüm izle, İşler Güçler dizisinin 18.bölüm 30 ekim 2012 salı tarihli yayını. İşler Güçler 18.Bölüm seyret, işler güçler 30 ekim, işler güçler son bölümü bedava izle, işler güçler yeni bölümü kesintisiz izle, işler güçler dizisi 18.bölümü kaliteli izlesene



 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Film İzle - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger