Latest Movie :
Recent Movies
Dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aldatmak konusunu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)


Konusuna bakarak bu dizinin bir erotik dizi olduğunu zannetmeyin. Bu 16 bölümlük mini dizi, aslında toplumda çok büyük sorunlara yol açan, bazen yuvalar yıkan bir konuyu işliyor: Aldatmak. Dizinin ismi “İzmenı” (Измены - 2015) ve Rusça'sından birebir çevirirsek çoğul bir şekilde “aldatmalar” anlamına geliyor. Çünkü birden fazla aldatma olayının ortasında geçen bir konusu var.

Dizi aslında bir komedi, dram ve trajikomedi. Bir yandan yaşanan olayları komedi şeklinde izlerken, diğer yandan bu komik olayların altında bir dram ve bir trajedi olduğunu daha sonra öğreniyoruz. Kısacası en baştan söyleyelim, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi yorumu


“İzmenı” (Измены - 2015) dizisinde iki ana karakter var. Kısaca “Asya” olarak çağrılan Anastasiya ve yine kısa ismi “Daşa” olan Darya. İkisi de evli ve çocukluk arkadaşları. Uzun yıllar önce yazlığa gittiklerinde burada arkadaş olmuşlardı. Ancak yıllardır birbirine görmemiş bu iki kadın, bir tesadüf sonucu karşılaşırlar.

Dizinin, bu iki kadını en başta bize nasıl sunduğuna, nasıl tanıttığına bakalım. Asya'nın, kulak burun boğa doktoru bir kocası var. Bildiğiniz mükemmel bir koca tiplerinden. Evden işe, işten eve ve her türlü işinde de eşine destek oluyor. Asya ise tam tersi bir karakter. Dizi başlarken kocası dışında iki sevgilisi var. Biri mimar olarak çalıştığı şirketin patronu, diğeri ise bir polis memuru. Kısa süre sonra da üçüncü ve bu sefer de genç bir sevgilisi olur.

Daha fazlası: Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)

Asya ve kocası Kirill

Asya sadece kocasını aldatmıyor. Aynı zamanda her bir sevgilisini bir diğeriyle aldatıyor. Bu yaptıklarında o kadar usta ki dört erkeği de birbirinden habersiz idare etmeyi başarıyor. Kendisinin de kabul ettiği gibi o bir “sürtük.” Zaten bunları sadece “seks iyidir” diye yaptığını da itiraf ediyor çocukluk arkadaşı Daşa’ya.

Tabii iki kadın uzun yıllar sonra bir araya gelinde Asya bunları arkadaşına anlatıyor. Arkadaşının maceralarından etkilenen Daşa ise kendisi de böyle bir macera yaşama, yani kocasını aldatma hevesine kapılıyor. Asya’dan bu “aldatmanın” nasıl yapıldığı ile ilgili tüyolar alır ve birkaç deneme girişiminde bulunur. Girişiminde bulunur dediğimize göre sonucun ne olduğunu tahmin etmişsiniz. Kısacası Asya ne kadar “sürtükse”, Daşa da o kadar bu tür işlerden uzak bir “melektir”.

“İzmenı” (Измены - 2015) - komedi, dram ve trajikomedi


Tabii bu olaylar birer komedi havasında başlar, sonradan drama ve en sonunda da trajikomediye dönüşür. Çünkü az önce dedik ya Asya dört erkeği de ustaca elinde oynatıyor ve idare ediyor. Bu idare bir şeyden sonra çığırından çıkıyor.

Daşa

Sevgililerinden biri, yani patronu ona ciddi ciddi evlenme teklifi eder. Hem de aslında evlenme teklifi edecek bir kız arkadaşı varken. Sonra genç yaştaki üniversiteye giden sevgilisi onu iyice takıntı yapar ve para, babasının gücü ile ele geçirmeye kalkışır. Bir yandan da kocası bu olayların bazılarından haberdar olur ve suskunluk oyunu oynamaya başlar. Yani her şey bir birine karışır. O kadar ki patronu olan sevgilisi onu zorla kaçırır. Yani artık yavaş yavaş trajediye dönüşür olay. Zaten ne beklenirdi ki bu kadar aldatmadan sonra.

Daha fazlası: Matrix 4 filmi hakkında her şey - Ne zaman çıkacak? Fragmanı ve diğer ayrıntılar

Kim “melek”, kim “sürtük”?


Bundan sonra yazacaklarım spoiler içeriyor. Sonra uyarmadı demeyin. En başta dedik ya dört kişiyi bir arada idare eden Asya’nın sürtüklüğü kadar Daşa da o kadar masum. Hatta istese bile kocasını aldatamıyor.

Her şey ortaya çıkınca ve Asya da onu kaçıran patronunun elinden kurtarılınca dört erkek biraraya gelir ve Asya’nın birini seçmelerini ister. Çünkü her biri aldatıldığını bildiği halde delicesine Asya’ya aşık. Dördü de toplanır ve Asya’nın seçim yapmasını ister. Kocası, her şeyi bildiği halde onu her an affetmeye hazır. Eski patronu, genç sevgilisi ve bir de trafik polisi olan sevgilisi.



Bu olaydan önce Asya kocasına şu soruyu sorar: Beni hiç aldattın mı? Kocasının cevabı “hayır” olur. Ancak gerçek böyle değil.

Asya ile Daşa’nın arkadaş olduğu çocukluk ve gençlik dönemlerini geçirdikleri dönemlerde zaman zaman Asya’nın kocası ve o zaman erkek arkadaşı olan Kirill de yazlığa geliyormuş. İşte bir gün Asya bu ikisinin beraber olmalarına şahit olur. Onu uyuyor zannedeler. Asya bunu öğrenir ama yıllar boyunca içine atar, bastırır, unutmaya çalışır ve bir şey demez.

Daha fazlası: Çin’deki corona virüs salgınını yıllar önce anlatan film: Salgın (Contagion - 2011)

Ama bir gün aldatılmanın verdiği acı ve bastırdığı bu duygular patlak verir. Bir konuşma sırasında Kirill aldatmanın nasıl iğrenç bir şey olduğundan bahseder. Asya ise onun kendisini aldattığını biliyor ve bu kadar rahat bir şekilde sanki kendisi hiç aldatmamış gibi konuşmasına içerler, kızar ve bir sinir krizi geçirir. Ağlar ve ondan kaçar.

İşte, bu andan sonra kocasını tam üç farklı sevgiliye kadar aldadır. Başta Daşa’nın bir “melek” gibi göründüğünü söylemiştik. Öyle görünüyor ki asıl “sürtük” olan, arkadaşının erkek arkadaşı ile beraber olan oymuş. Yani sonuçta karakterler rol değişir. Masumlar asıl “aldatan” ve aldatan da aslında bir aldatılma kurbanı olur. Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)


Tabii bu dizinin ana çekirdek hikayesi. Burada Daşa ile kocası, annesi ve eski bir hayat kadını ve lezbiyen olan şoförü arasındaki başka bir karmaşık ağlar dizisi var. Diğer yandan Asya’nın genç sevgilisinin babasının annesini aldatması olayı başka bir yan hikâyesi. Yine Daşa’nın Kirill’in iş arkadaşı ile birlikte olma girişimleri de işin komedi kısımları. Yani işler ve aldatmalar karman çorman.

Yönetmen: Vadim Peralman
Oyuncular: Elena Lyudova
Glafira Tarhanova
Kirill Kyaro
Yevgenij Stıçkin
Tür: Dizi, Dram, Komedi, Trajikomedi
Yapım: Rusya - 2015 (1 sezon, 16 bölüm)
Puan: 8



Bir kitap önerisi: Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)


Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)


Sovyet yapımı Köpek Kalbi (Собачье сердце - 1988) filmi, ünlü Rus yazar Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabından neredeyse birebir bir uyarlama. Film aslında yıllardır yasak olan ve Perestroyka ile bazı şeylere izin verilen Sovyet toplumunun bir ürünü.

Filme geçmeden önce biraz kitaptan bahsetmek gerekiyor. Bulgakov kitapta bir anlamda erken dönem Sovyet toplumunun eleştirisini yapıyor. Bundan dolayı da uzun yıllar Sovyetler birliğinde yayımlanması yasaklanan kitaplardan biri. İlk defa da zaten yurt dışına çıkarılarak basılmıştı. Kitabın yazılması, yasaklanması, basımı ve konusu ile ilgili ayrıntılara aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Daha falzası: Mihail Bulgakov - Köpek Kalbi kitabı üzerine

Mihail Bulgakov’un kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)


Filmde Ekim devriminden çok da uzak olmayan bir yıldan bahsediliyor. Yıl 1924. Ünlü ve başarılı bir tıp profesörü ve cerrah olan Filipp Filippoviç Preobrajenskiy, gençleştirme ile ilgili teorisi üzerine çalışıyor. Bunun için ise deney olarak bir köpeğe ihtiyacı var.

Şarik isimli bir sokak köpeğini evine alır. İlk önce yaralarını iyileştirir (bir lokantanın çöplüğünden yiyecek alırken üzerine sıcak su dökmüştüler), üstünü başını temizler. Hayatında doğru dürüst yemek görmeyen sokak köpeği olan Şarik ilk defa bu kadar rahat bir hayat sürmeye başlar. Ama neden burada olduğunu bir türlü anlayamaz.

Daha fazlası: En iyi Sovyet filmleri: Sakindi Oranın Şafakları (1972)

Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)
Profesör ve Şarik


Profesör ise bir cesetten aldığı hipofiz bezini, ameliyat ile köpeğin beynine yerleştirir. Bunun gençleşme yapacağını düşünür. Ancak operasyondan sonra köpek değişmeye başlar ve kısa sürede insana dönüşür.

Tabii insana dönüşür ama içinde hala bir “köpeklik” de kalmıştır. İnsana benzemesi yetmiyor. Hal ve hareketleri, davranışlar çoğu zaman insanlıktan uzaktır. Mesela evdeki hizmetçi kadına sarkıntılı yapar, bir anlamda onun babası sayılan Profesöre karşı gelmeye başlar ve hatta onun aleyhinde işler yapmaya başlar.

Kendine bir insan kimliği bile çıkartır ve çalışmaya başlar. Peki, yaptığı iş nedir diye sorarsanız, belediyenin sokak hayvanlarını yakalama servisinde çalışıyor. Daha doğrusu işi kedileri yakalamak ve onları boğmak. İnsana dönüşen bu köpek, işini aslında zevk alarak ve gaddarca yapıyor.

Daha fazlası: Korku ve bilim kurgu bir arada: Hayat (Life - 2017)

Sovyet toplumunun eleştirisi


Film bir yandan çoğu zaman aç dolaşan, tekmelenen, itilip kakılan bir köpeğin insana dönüşmesi, insan gibi yaşama fırsatı elde etmesini anlatıyor. Ancak buna rağmen “köpek olmaktan” vazgeçmiyor ya da vazgeçemiyor, ona uzanan iyilik ellerini ısırıyor, nankörlük ediyor.

Diğer yandan ise film ve tabii Bulgakov’un eseri erken dönem Sovyet toplumunun eleştirisini yapıyor. Bunları Filipp Filippoviç Preobrajenskiy ile yardımcısı arasında geçen diyaloglarda görüyoruz. Devrim toplumda köklü değişiklikler getirmişti. Tabii ilk yılları da hiç kolay geçmemişti. En başta bir iç savaş vermeleri gerekti.

Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)


Ancak yine de Preobrajenskiy bazı şeylere anlam veremediğini anlatıyor. Mesela eskiden ayakkabılarını kapının dışında bıraktıklarını ancak şimdi bırakırlarsa çalınacağını söylüyor. Ya da eskiden yaşadıkları evin koridorlarında olan halıların nereye kaybolduğunu sorguluyor. Neden bu tür şeyler eskiden yaşanmazdı da şimdi yaşanıyor diye de aslında bir düzen eleştirisini dile getiriyor.

Profesörün en büyük savaşı ise yaşadığı apartmanın yönetimi ile. Daha önce de dediğim gibi söz konusu yıllar Sovyet toplumu için zor yıllar ve konut sıkıntısı var. Profesörün ise tam yedi odası var. Biri muayene odası, operasyon odası, yemek odası, yatak odası ve sair. Apartman yönetimi de onun odalarından birine göz diker. Teklifleri ise şöyle yemek odanızı sizden alıyoruz. Zaten orasına gerek yok. Siz yemeği yatak odasında da yiyebilirsiniz.

Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)
Profesör ve "insan" olan Şarik


Tabii profesör karşı gelir ve apartman yönetimi ile aralarında bir husumet başlar. Aslında daha önce hiç kimse olan insanlara devrim ile ellerine yetki verilince nasıl davranmaya başladıkları, başına buyruk oldukları üzerinde duruluyor. Tıpkı köpek Şarik gibi. Eser ve film aslında toplumsal bir bozulmadan bahsediyor. Benzer bir toplumsal çürümeden ünlü Fransız yazar Alexandre Dumas da "Binbir Hayalet" isimli eserinde bahsediyordu. O ise bunların Fransız Devrimi sonrası yaşandığını anlatıyordu.

Yönetmen: Vladimir Bortko
Oyuncular: Yevgeniy Yevstigneyev
Boris Plotnikov
Vladimir Tolokonnikov
Nina Ruslanova
Tür: Bilim Kurgu, Dram
Yapım: Sovetler Birliği - 1988
Puan: 10


Film ve eser ile ilgili çok şey söylenebilir. Gerisini izleyip görmeniz, düşünmeniz ve yorumlamanız için size bırakıyorum.

Filmi nasıl izlerin diye merak ediyorsanız, Youtube’da bulunabilir ve aşağıda da paylaşıyorum. Türkçe altyazısı da mevcut.



Çin’deki corona virüs salgınını yıllar önce anlatan film: Salgın (Contagion - 2011)

film: Salgın (Contagion - 2011)


Dünyanın sıcak gündemlerinden birini Çin’de başlayan ve yavaş yavaş diğer ülkelere de yayılan bir virüs salgını oluşturuyor. Corona virüsü ismi verilen bu salgın artık Dünya Sağlık Örgütü gibi önemli kurumları harekete geçirdi. Twitter’da da günlerdir en çok konuşulan olaylardan biri.

2011 yılında yapılan Salgın (Contagion - 2011) isimli film ise sanki yıllar öncesinden günümüzdeki olayları anlatıyor gibi. Çin’de başlayan, daha sonra insanların hava yolu ile yolculuğu sonrası kısa sürede ABD ve Avrupa’da yayılan bir salgını anlatıyor bu film. Günümüzdeki olaylara o kadar benzerlileri var ki inanılmaz.

Film yorumu: Salgın (Contagion - 2011)


Her ne kadar film şu an 2020’de yaşanan olaylara çok benzese de aslında daha önce yaşanan başka salgınlardan ilham alınarak çekilmiş. 2003 SARS salgını ve 2009 grip salgını filmin yapılmasına ilham olan gerçek salgınlar ve vakalar.

Film bize salgını gün gün anlatıyor. Ama birinci gün ile değil. İkinci günden başlayarak anlatıyor. Çünkü birinci gün virüsün kaynağını ve nereden geldiğini gösterecek bize. Yapımcılar bunu filmin sonuna bırakmışlar.

Daha fazlası: Yılın en iyi filmi ve masalı bir aşk öyküsü: The Shape of Water (2017)

film: Salgın (Contagion - 2011)


Salgın Hong Kong’da başlıyor, yani Çin’de. Amerikalı bir kadın da iş için gittiği Çin’de bu virüsü kapıyor ve geldiğinde Amerika’da da bir salgın başlıyor. Tabii bir kişiden birden fazla kişiye geçtiğini düşünürsek, virüs hızla yayılıyor.

Film aslında şunu gösteriyor. Günümdeki uluslararası hızlı seyahatlerin aslında virüsü ne kadar hızlı kıtalar arasında taşıma potansiyeli var. Eskiden olsaydı virüs Hong Kong ve çevresinde yayılırdı. Ama hastalıklı bir kişinin bile başka bir kıtaya geçmesi virüsün yayılmasına yetiyor.

Daha fazlası: Ucuz Roman (Pulp Fiction - 1994) ve Tarantino’nun filmleri üzerine

Ölü sayısı ve aşı


Bir salgın olduğunda en çok merak edilen şey şu: Kaç kişiye bulaştı, kaç kişi öldü ve saire. Tabii Amerika’ya virüs götüren kadın kısa sürede ölüyor. Oğluna da bulaştırdığı için o da ölüyor. Ancak kocası virüse karşı bağışıklık kazanıyor ve hayatta kalıyor.

Virüs bulaşan her dört kişiden birinin ölme ihtimali var. Tabii kurtulanlar da oluyor. Filmde virüs salgının 26. gününde sadece Amerika’da 2.5 milyon kişinin öldüğü bilgisi veriliyor. Dünya genelinde ise 25 milyon kişi ölüyor. Tabii bu bir film ve bir şeye dikkat çekmek için çok yüksek ve çarpıcı rakamlar kullanmaya ihtiyaç duymuşlar.

film: Salgın (Contagion - 2011)


Tabii salgın ile birlikte aşı yapma çalışmaları da başlıyor. Ancak aşı bulunana kadar şehirler, toplumlar ve ülkeler harap olmanın eşiğine geliyor. Sokaklar bom boş ve çöp içinde. Açlık, yiyecek kıtlığı had safhada. Nereden geldiği bile bilinmeye mikroskobik bir canlının ne yapabildiğine bakın.

Peki, aşı ne zaman bulundu? Yaklaşık olarak 500 gün sonra. Kısıtlı sayıda ve yavaş yavaş üretiliyor ve dağıtılıyor.

Daha fazlası: Duygu yüklü bir aile filmi: Pete ve Ejderhası (Pete's Dragon - 2016)

Spoiler: 1. Gün


Virüsün en azından filmde nasıl ortaya çıktığı ve yayıldığı filmin sonundan anlatılıyor. Eğer kendim izleyip görmek istiyorum diyorsanız aşağıdaki paragrafı okumayın.

Filmde virüsü inceleyen bilim adamları virüste hem yarasa hem de domuz DNA’sı olduğunu görürler. Çünkü virüs şöyle ortaya çıkmış: İlk önce bir yarada başlıyor. Yarasa bir miktar muz alarak uçuyor ve bunu bir domuz çiftliğinde düşürüyor. Bir domuz da bunu yiyor. Sonra domuzu keserek bir otelin restoranına satıyorlar. Şef tam domuzu pişirmeye hazırlarken, tabii ağzına dokunuyor ve büyük ihtimalle oradaki sıvılardan ellerine geçiyor. Şef bu arada ziyaretçilerden biri tarafından çağrılıyor. Yukarıda virüsü Amerika’ya götüren kadın bu. Şefe yemekler için teşekkür etmek ve fotoğraf çekmek için çağırmış. Şef de elini yıkamadan sadece biraz önlüğüne silerek kadının elini sıkıyor ve ona bulaştırıyor. Kadın da çok aktif birisi. Çok sayıda kişi ile el sıkışıyor. Biri telefonuna dokununca kapıyor, bir garson içtiği bardağı toplayınca ona bulaşıyor derken salgın tüm dünyaya yayılıyor.



Filmin oyuncu kadrosu


Film adeta yıldız bir kadro ile çekilmiş. Aşağıda yönetmen ve oyuncularını görebilirsiniz.

film: Salgın (Contagion - 2011)
Yönetmen: Steven Soderbergh
Oyuncular: Marion Cotillard
Matt Damon
Laurence Fishburne
Jude Law
Gwyneth Paltrow
Kate Winslet
Jennifer Ehle
Tür: Bilim Kurgu, Gerilim, Dram
Yapım: ABD - 2011
Puan: 9

Sonuç olarak bir virüs salgını nedir, nasıl yayılır, nasıl başlar ve en önemlisi yaşandığında ne yapılabilir ile ilgili size fikir verebilecek güzel bir film. İyi seyirler.

Bu arada yeter film izledim şimdi de biraz kitap okuyayım diyorsanız size birkaç kitap önerisi:


Bu Hayat (2012)



Nazi-Almanya'nın Danimarka'yı işgal ettiği sırada Alman işgalcilere karşı silah alan bir hancı ailesi. Fakat özgürlük mücadelesinde, bazıları ölmek zorunda...

Şeftali Hırsızı (1964)



Bulgar Ordusundaki bir subayın karısı, I. Dünya Savaşı'nın sonunda bir Sırp mahkuma âşık olur.

Gurur Ve İhtiras (1957)



Napolyon Savaşları sırasında, Fransızların güçlü bir top çalmasını önlemek için İspanya'ya bir İngiliz kaptan gönderilir.

Gece Bekçisi (1997)



Danimarkalı yönetmen Ole Bornedal, 1994’te kendi ülkesinde çektiği Nattevagten adlı gerilim filmiyle bir anda dikkatleri üzerinde toplamış, bağımsız film festivallerinin gözdesi olmuştu. Nattevagten’in başarısı Amerikalı yapımcıların da gözünden kaçmadı. Bu sayede yönetmen 1997’de Amerikalı oyuncularla kendi filminin yeniden çevrimine imza attı. Böylece Nightwatch / Gece Bekçisi çıktı ortaya. Neyse ki Bornedal, Gece Bekçisi’nin ne yönetmenliğine ne de senaryosuna kimseleri dokundurmadı, filmi tıpkı önceden olduğu gibi kendi yöntemleriyle kotardı. Bu sebepten olsa gerek, Gece Bekçisi izlendikten sonra çeşitli kareleriyle beyninizde daha uzun yıllar yaşayacak bir yapıya sahip. Örneğin, Ewan McGregor’ın rol aldığı morg sahnelerini hatırlamak hala fazlasıyla tüyler ürpertici. Film, bir hukuk öğrencisi olan Martin’in bir morgda gece bekçisi olarak işe alınmasıyla başlıyor. O sıralar şehirde kol gezen ölüsevici bir seri katilin varlığı, Martin’in çalıştığı morgu hedef tahtası haline getiriyor. Martin, asla yerinde olmak istemediğiniz bir karakter. Her gece tüm cesaretini toplayıp, ölülerin bulunduğu odayı dikkatlice kontrol etmek zorunda. İşin içinde bir seri katil de olduğu için, morgun güvenliği ekstra önem taşıyor. Üstelik katilin bıraktığı ipuçları bir şekilde tüm şüpheleri Martin’in üzerinde topluyor. Bu yüzden hem katilden kaçmak hem de polisin şüphelerini haksız çıkarmak zorunda. Kayda değer bir oyuncu kadrosunu bir araya getiren Bornedal, orijinal filmin çizgisinden dışarı çıkmamak için özel bir çaba sarfetmiş.

Kahraman (1988)



Danny O'Brien, ünlü suçlu Simon Moon ile tekrar savaşıyor. Üç yıl önce, O'Brien tek elle Simon'u ele geçirmiş ve herkes tarafından Kahraman olarak ilan edilmişti. Simon hapisten kaçtıktan sonra tekrar kadınları öldürmeye başladı ve onu durdurabilecek tek adam O'Brien.

Hindi Avı (1982)

Turkey Shoot (ayrıca Escape 2000 ve Blood Camp Thatcher olarak da bilinir), Brian Trenchard-Smith'in yönettiği ve Steve Railsback, Olivia Hussey, Michael Craig ve Lynda Stoner'ın oynadığı 1982 Avustralya aksiyon filmi. Oyuncular, uluslararası aktörlerin, Avustralya dizi opera oyuncularının ve televizyon kişiliğinin bir karışımı.
Yaygın bir "Ozploitation" (ya da Avustralya sömürü filmi) olarak kabul edilen film, aşırı şiddet ve sadist cezaevi dizileriyle dikkat çekiyor ve En Tehlikeli Oyun'un komplo unsurlarını içeriyor; Kendi adası olan bu hikaye, fütüristik, faşist bir toplumda, zengin maceracılara yasal dokunulmazlığı olan bir fırsat sunan bir toplama kampı içeriyor.



Trainspotting (1996)


Edinburgh uyuşturucu sahnesinin derinliklerine dalmış olan Renton, uyuşturucunun cazibesine ve arkadaşların etkisine rağmen temizleneye ve dışarı çıkmaya çalışıyor.

Yaşamın Renkleri (1998)



1990’larda, yaşadığı hayattan pek memnun olmayan David ve Jennifer 1950’lerin siyah beyaz dizisi “Pleasantville” i seyrederlerken dizinin içine girmeyi başarıyorlar. Bu dizinin içindeki insanlar hepsi siyah beyaz iken iki kardeş kendi renkleriyle dolaşıyorlar.

Komiser Tibbs (1970)

The Comfort of Strangers (1990)



Ian McEwan'ın aynı adlı romanından uyarlanmış filmde, bir çift Venedik'e tatile gider. Bu sırada çiftin izlendiğini farkederiz. Tatil boyunca yaşadıkları rutin günler küçük bir kırılmayla değişene dek her şey normaldir. Ta ki bir akşam tuhaf bir yabancı, onlara kendisine eşlik etmelerini teklif edene kadar.

Ip Man (2008)



Bruce Lee'nin Sifu'su (ustası) Ip Man'in (Yip Man)biyografisi Ip Man - The Movie Kung Fu kökenli savunma tekniği WingChun'un 200 yıllık tarihine ışık tutuyor. Yim Wing Chun tarafından ortaya çıkarılan savunma teknikleri bütünü Wing Chun savunma sporlarının aksine gösteri amaçlı yapılan, müsabakaları düzenlenen birspor değil. Rakibe hiç darbe şansı vermeden rakibi bertaraf etme amaçlıWing Chun'un bu filmde seyirciye eşsiz bir seyir zevki yaşatması bekleniyor.

Yağmur Adam (1988)



Bir ithal araba satıcısı olan Charlie, başkalarının düşüncelerine saygı duymayan bencil ve fırlama bir şehir çocuğudur. Babasının öldüğünü haber alan Charlie, cenazesine gittiğinde, babasının 49 model bir Buick Roadmaster hariç tüm mirasını bir vakfa bıraktığını öğrenir. Kendi hakkı olduğunu düşündüğü bu paradan bir pay alabilmek için bu vakfı ziyaret eden Charlie, buranın özürlülerle ilgilenen bir kurum olduğunu öğrenir.

Yaralı Yüz (1983)



Tony Montana isimli Kübalı suçlu, Miami’ye gelip uyuşturucu lordu Robert Loggia’nın emrinde çalışmaya başlar. Montana’nın hırsı ve öfkesi basamaklaı hızla tırmanıp büyük bir şuç şebekesinin başı olmasını sağlar. 170 dakikalık film, uyuşturucu dünyasının gizli kapılar ardında dönen çarklarından başlayarak suç dünyasını gözler önüne serer. Howard Hawks’ın 1931 tarihli aynı isimli filminden uyarlandı. Brian De Palma’nın yönetmenliğini yaptığı filmin senaryosu da Oliver Stone’a ait. Hem türün hem de yönetmenin başyapıtlarından biri. Al Pacino’nun ders niteliğindeki performansını ve müziklerini de ayrı ayrı belirtmek gerek tabii.

Tibet'te Yedi Yıl (1997)



Avusturyalı Heinrich Harrer, II. Dünya Savaşı yıllarında ülkesinden uzaklaşarak Himalayalar'a gider. Tibet yakınlarındaki yasak bölge Lhasa'ya ulaşan Harrer'ın aklı henüz hiç görmediği çocuğundadır. Tibet'e kaçan Harrer, burada çocuk yaştaki kutsal lider Dalai Lama'yla tanışır ve Tibet halkının Çin'den gördüğü zulme tanık olur. Dalai Lama ise halkının onurunu düşünmekte ve Harrer'ın da yardımıyla sürekli kendisini eğitme ve geliştirme çabasındadır.

Taps (1981)



Filmde bir grup askeri lise öğrencisinin okullarının kapatılmak istenmesine karşılık olarak okulu ele geçirmelerini anlatılır.

Schindler'in Listesi (1993)



Tam yedi dalda Akademi ödülü kazanan Schindler'in Listesi, En İyi Film ve En İyi Yönetmen başta olmak üzere pek çok kez ödülle onurlandırıldı. Film soykırım zamanında 1100'den fazla Yahudi'nin hayatını kurtaran Nazi Partisi'ne üye, çapkın ve savaş yanlısı olan esrarengiz Oscar Schindler'in tarihten hiçbir zaman silinmeyecek olan gerçek hikayesini anlatıyor. Bir Steven Spielberg filmi olan Schindler's List, tüm zamanların en saygı duyulan, en şerefli filmlerinden biri olarak sinemanın yapıtaşlarından biri oldu ve tarihteki yerini aldı. Tam ydi dalda Akademi Ödülü kazanan film. En İyi Film ve En İyi Yönetmen başta olmak üzere daha pek çok kez ödülle onurlandırıldı. Bunlardan bazıları Bafta, New York Film Eleştirmenleri, Ulusal Eleştirmenleri Birliği, The National Board of Review, yapımcılar Derneği, Los Angeles Film Eleştirmenleri, Chicago, Boston ve Dallas Film Eleştirmenleri tarafından En İyi Film Ödülü, Christopher Ödülü. Hollywood Yabancı Basın Birliği Altın Küre Ödülü, Ayrıca Steven Spielberg'e takdim edilen Amerikan Yönetmenler Birliği. Film, soykırım zamanında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran Nazi partisine üye, çapkın ve savaş yanlısı bir adam olan esrarengiz Oscar Schindler'in tarihten hiçbir zaman silinmeyecek olan gerçek hikayesini anlatıyor. İnsanlık tarihin kara dönemlerinden biri olarak anılacak bir zamanda yaptığıyla farklılık yaratan bir adam ve bu soykırımdan kurtulmayı başabilmek bir zafer hikayesi midir? Steven Spielberg tarafından yönetilen film, En iyi Senaryo. En İyi Görüntü Yönetmeni, Müzik, Kurgu ve Sanat Yönetmeni ödülleri kazanırken, Liam Necson, Ben Kingsley, Ralph Fiennes, Caroline Goodall. Jonathan Sagella ve Embeth Davidtz de filmdeki performanslarıyla büyük alkış aldı. Görüntü kalitesinin yenilenmesi, 5.1 digital ses ve yepyeni özel seçenekleriyle koleksiyonunuzda mutlaka olması gereken bir başyapıt.

Rocky 4 (1985)



Rocky Balboa, dostu Apollo Creed'e Rus devi Ivan Drago ile yapacağı maç için yardım eder. Fakat insanüstü boksör Drago, maç esnasında Creed'i öldürür. Balboa, Drago ile bir maç ayarlayarak dostunun intikamını almaya karar veririr. Fakat şimdi karşısında Rus yapımı bir makina vardır ve savaş, onun sert iklimli topraklarında gerçekleşecektir. 1985 tarihli Rock 4, serinin en fazla ilgi çeken filmlerinden biri oldu. Özellikle Amerika ile Sovyetler arasında, ring düzleminde yaratılan rekabetin, promosyon çalışmaları sırasında yeni bir dünya savaşı şeklinde sunulması da bunda etkili oldu. Kamera arkasında da Stallone'yi gördüğümüz film, bir 80'ler klasiği olan Brigitte Nielsen'e de yer veriyor kadrosu.
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Film İzle - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger