Latest Movie :
Recent Movies
En İyi Sovyet Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
En İyi Sovyet Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)


Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)


Sovyet yapımı Köpek Kalbi (Собачье сердце - 1988) filmi, ünlü Rus yazar Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabından neredeyse birebir bir uyarlama. Film aslında yıllardır yasak olan ve Perestroyka ile bazı şeylere izin verilen Sovyet toplumunun bir ürünü.

Filme geçmeden önce biraz kitaptan bahsetmek gerekiyor. Bulgakov kitapta bir anlamda erken dönem Sovyet toplumunun eleştirisini yapıyor. Bundan dolayı da uzun yıllar Sovyetler birliğinde yayımlanması yasaklanan kitaplardan biri. İlk defa da zaten yurt dışına çıkarılarak basılmıştı. Kitabın yazılması, yasaklanması, basımı ve konusu ile ilgili ayrıntılara aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Daha falzası: Mihail Bulgakov - Köpek Kalbi kitabı üzerine

Mihail Bulgakov’un kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)


Filmde Ekim devriminden çok da uzak olmayan bir yıldan bahsediliyor. Yıl 1924. Ünlü ve başarılı bir tıp profesörü ve cerrah olan Filipp Filippoviç Preobrajenskiy, gençleştirme ile ilgili teorisi üzerine çalışıyor. Bunun için ise deney olarak bir köpeğe ihtiyacı var.

Şarik isimli bir sokak köpeğini evine alır. İlk önce yaralarını iyileştirir (bir lokantanın çöplüğünden yiyecek alırken üzerine sıcak su dökmüştüler), üstünü başını temizler. Hayatında doğru dürüst yemek görmeyen sokak köpeği olan Şarik ilk defa bu kadar rahat bir hayat sürmeye başlar. Ama neden burada olduğunu bir türlü anlayamaz.

Daha fazlası: En iyi Sovyet filmleri: Sakindi Oranın Şafakları (1972)

Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)
Profesör ve Şarik


Profesör ise bir cesetten aldığı hipofiz bezini, ameliyat ile köpeğin beynine yerleştirir. Bunun gençleşme yapacağını düşünür. Ancak operasyondan sonra köpek değişmeye başlar ve kısa sürede insana dönüşür.

Tabii insana dönüşür ama içinde hala bir “köpeklik” de kalmıştır. İnsana benzemesi yetmiyor. Hal ve hareketleri, davranışlar çoğu zaman insanlıktan uzaktır. Mesela evdeki hizmetçi kadına sarkıntılı yapar, bir anlamda onun babası sayılan Profesöre karşı gelmeye başlar ve hatta onun aleyhinde işler yapmaya başlar.

Kendine bir insan kimliği bile çıkartır ve çalışmaya başlar. Peki, yaptığı iş nedir diye sorarsanız, belediyenin sokak hayvanlarını yakalama servisinde çalışıyor. Daha doğrusu işi kedileri yakalamak ve onları boğmak. İnsana dönüşen bu köpek, işini aslında zevk alarak ve gaddarca yapıyor.

Daha fazlası: Korku ve bilim kurgu bir arada: Hayat (Life - 2017)

Sovyet toplumunun eleştirisi


Film bir yandan çoğu zaman aç dolaşan, tekmelenen, itilip kakılan bir köpeğin insana dönüşmesi, insan gibi yaşama fırsatı elde etmesini anlatıyor. Ancak buna rağmen “köpek olmaktan” vazgeçmiyor ya da vazgeçemiyor, ona uzanan iyilik ellerini ısırıyor, nankörlük ediyor.

Diğer yandan ise film ve tabii Bulgakov’un eseri erken dönem Sovyet toplumunun eleştirisini yapıyor. Bunları Filipp Filippoviç Preobrajenskiy ile yardımcısı arasında geçen diyaloglarda görüyoruz. Devrim toplumda köklü değişiklikler getirmişti. Tabii ilk yılları da hiç kolay geçmemişti. En başta bir iç savaş vermeleri gerekti.

Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)


Ancak yine de Preobrajenskiy bazı şeylere anlam veremediğini anlatıyor. Mesela eskiden ayakkabılarını kapının dışında bıraktıklarını ancak şimdi bırakırlarsa çalınacağını söylüyor. Ya da eskiden yaşadıkları evin koridorlarında olan halıların nereye kaybolduğunu sorguluyor. Neden bu tür şeyler eskiden yaşanmazdı da şimdi yaşanıyor diye de aslında bir düzen eleştirisini dile getiriyor.

Profesörün en büyük savaşı ise yaşadığı apartmanın yönetimi ile. Daha önce de dediğim gibi söz konusu yıllar Sovyet toplumu için zor yıllar ve konut sıkıntısı var. Profesörün ise tam yedi odası var. Biri muayene odası, operasyon odası, yemek odası, yatak odası ve sair. Apartman yönetimi de onun odalarından birine göz diker. Teklifleri ise şöyle yemek odanızı sizden alıyoruz. Zaten orasına gerek yok. Siz yemeği yatak odasında da yiyebilirsiniz.

Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)
Profesör ve "insan" olan Şarik


Tabii profesör karşı gelir ve apartman yönetimi ile aralarında bir husumet başlar. Aslında daha önce hiç kimse olan insanlara devrim ile ellerine yetki verilince nasıl davranmaya başladıkları, başına buyruk oldukları üzerinde duruluyor. Tıpkı köpek Şarik gibi. Eser ve film aslında toplumsal bir bozulmadan bahsediyor. Benzer bir toplumsal çürümeden ünlü Fransız yazar Alexandre Dumas da "Binbir Hayalet" isimli eserinde bahsediyordu. O ise bunların Fransız Devrimi sonrası yaşandığını anlatıyordu.

Yönetmen: Vladimir Bortko
Oyuncular: Yevgeniy Yevstigneyev
Boris Plotnikov
Vladimir Tolokonnikov
Nina Ruslanova
Tür: Bilim Kurgu, Dram
Yapım: Sovetler Birliği - 1988
Puan: 10


Film ve eser ile ilgili çok şey söylenebilir. Gerisini izleyip görmeniz, düşünmeniz ve yorumlamanız için size bırakıyorum.

Filmi nasıl izlerin diye merak ediyorsanız, Youtube’da bulunabilir ve aşağıda da paylaşıyorum. Türkçe altyazısı da mevcut.



En iyi Sovyet filmleri: İnsanın Kaderi (Судьба человека - 1959)


Yönetmen: Sergey Bondarchuk
Oyuncular: Sergey Bondarchuk
Pavlik Boriskin
Zinaida Kirienko
Pavel Volkov
Tür: Dram, Savaş
Yapım: Sovyetler Birliği - 1959
Puan: 9

İnsanın Kaderi (Судьба человека - 1959) filmi, Rus yazar Mihail Şolohov’un aynı isimli romanından uyarlanmıştır. Film bir Rus askerinin öyküsünü ve aynı zamanda kaderini anlatıyor. Bildiğimiz sıradan bir öykü değildir onun öyküsü.

Andrey Sokolov, İkinci Dünya Savaşı başladığında şoför olarak askere alınır ve savaşın başlangıcında kullandığı kamyonun bombalanması sonucu esir düşer. En başta kaderinde Almanlara esir düşmek ve esir kampının zorlukları ve yokluklarına katlanmak vardır. İlk fırsatını bulduğunda kaçar ve yeniden Sovyet ordusuna geri döner. Esirlikten kurtulduğu için kısa süreliğine evine gönderilir ama korkunç bir manzara ile karşılaşır.

Andrey Sokolov savaştayken Alman uçaklarının bombardımanı sırasında evine bir bomba düşmüş ve eşi ve iki kızı burada ölmüştür. Yakınlarından ise sadece bir oğlu kalmıştır ve o da subay olarak orduya katılmıştır. Andrey yeniden orduya döner ve savaşın son günlerinde oğlunun da öldüğü haberini alır. Artık hiç yakının kalmamıştır. Kaderin önüne koyduğu bu zorluklara rağmen insanlığını korumayı başarır.

Ancak kader bu sefer ona farklı bir sürpriz yapar. Çalıştığı sırada yetim bir oğlan çocuğu görür. Asker olan babası savaşta ölmüş, annesi de trenle giderken Alman uçaklarının bombardımanı sırasında ölmüştür. Yetim Vanya çöpten bulduğunu yer, nerede olursa orada geceler.

Filmin en duygu yüklü sahnesi de işte bu sahnedir. Kısa bir düşünmeden sonra Andrey, Vanya’ya onun babası olduğunu söyler. Çocuğun verdiği tepki ise her izleyiciyi gözyaşlarına boğmaya yetiyor. Onu evlat edinir ve ona babalık yapar.


Filmin akılda kalan ve bir diğer önemli sahnesi ile Andrey esir iken yaşanan bir olaydır. Andrey esir kampının komutanı tarafından çağrılır. Çok çalıştırıldıklarını söylediği için onu kurşuna dizeceklerini öğrenir. Haberi soğukkanlı ve hatta sevinçle karşılamasına şaşıran Alman komutan bu sefer ondan bir bardak dolusu içki içmesini ister; Alman ordularının zaferi şerefine. Bu teklifi reddeden Rus asker, bu sefer kendi ölümüne iç derken bardağı Alman subayların şaşkın bakışları arasında bir çırpıda kafaya diker.

Şaşıran Alman komutanın bir daha iç demesi ile bu üç bardağa çıkar ama kaderinde bu sefer ölüm yoktur. Hatta Rus askerinin gösterdiği bu cesaret karşılığında ona ödül olarak da tam bir ekmek verilir.


İnsanın Kaderi (Судьба человека - 1959) yıllar geçmesine rağmen özellikle bahsettiğim sahneleri hiç unutulmadan izleyicinin aklında ilk günkü gibi tazeliğini ve duygu yüklü anlarını korur. Sovyet yapımları arasında en iyi filmlerden biri olarak hep anılacaktır.

Son olarak filmin yönetmeni Sergey Bondarchuk (Bondarçuk) aynı zamanda filmin başrol oyuncusudur. Bondarchuk’un ortaya koyduğu eserler çok sayıda ödüle layık görülmüştür.

En iyi Sovyet filmleri: Elmas El (Бриллиантовая Рука - 1968)


Yönetmen: Leonid Gayday
Oyuncular: Yuriy Nikulin
Anatoliy Papanov
Andrey Mironov
Tür: Komedi, Suç, Macera
Yapım: Sovyetler Birliği - 1968
Puan: 10

Yönetmen Leonid Gayday’ın Elmas El (Бриллиантовая Рука - 1968) filmi, Sovyet film tarihinin en popüler filmlerinden biridir. Bunda hem filmin konusunun güzel olması ile birlikte, başrolde Yuriy Nikulin’in oynaması da etkili olmuştur. Zaten Nikulin deyince de aklan gelen ilk sinema filmi de budur.

Filmin senaryosu da gerçekte yaşanmış ve benzer bir olaydan ilham alınarak hazırlanmıştır. Senaryo yazarlarından Yakov Kostyukovski, gazetede gördüğü bir haberden etkilenerek böyle bir senaryo aklına gelir. Gerçekte yaşanan bir olayda kaçakçılık yapan bir çete, yurt dışından alçıya alınan kol içinde değerli şeyler getirmeye çalışırken yakalanmıştı. İşte bu fikirden yola çıkılarak bu filmi senaryosu yazılır.

Filmin konusu ise şöyle: Sovyetler Birliği’nde Karadeniz sahilinde bir şehirde kaçakçılık yapan bir çete bulunuyor. Çetenin başında “Şef” (Patron) lakaplı biri var. Çete yurt dışından getirdiği mücevher ve antika paraları bir yere gömüyor. Sonra da bunu tesadüfen bulmuşlar gibi yaparak devlete teslim ediyor. Sovyet yasaları gereği devlet bulunan her hazinenin belirli bir kısmını bulan vatandaşa veriyordu. Bu yöntemle çete kaçak olarak ülkeye soktukları değerli mücevherleri yasal bir paraya dönüştürüyor ve aynı zamanda kara parayı da aklamış oluyor.

Diğer taraftan ise filmin ana karakteri Semyon Semyoneviç Gorbunkov, örnek bir aile babası ve emek sever bir Sovyet vatandaşıdır. Yıllardır çalışmış, emek harcamasına rağmen hiçbir zaman şehrinden bile dışarı çıkmamıştır. Ailesi ona bir yurt dışı seyahati hazırlar. Gemi ile yurt dışına gezi yapacaktır. Gemide ise yukarıda bahsedilen çeteni bir üyesi var ve gittikleri şehirden koluna yapılacak alçı içinde mücevher ve antika paralar getirecektir.

Turist olarak geldikleri şehirde çetenin üyesi Geşa kaybolunca ve Gorbunkov da tesadüfen onun gitmesi gereken sokakta yere düşüp kolunu incitince alçı ve mücevherler onun konula takılır. Şimdi çete alçı içindeki mücevherleri almak için onu peşine düşer. Diğer taraftan ise polis de çeteyi ortaya çıkarmak için Gorbunkov’dan kimseye bir şey belli etmeden alçıyı çıkarmamasını söyler. İşte bundan sonra macera, komedi ve bir dizi ilginç olaylar yaşanır.

Film, çocukluğumdan beri çok defalar severek izlediğim en iyi Sovyet filmlerinden biridir. Başrol oyuncusu Nikulin’in oyunculuğuna söz olamaz. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki Geşa rolünü başarıyla oynayan 27 yaşındaki genç oyuncu Andrey Mironov’un da yıldızı bu filmden sonra daha da parlamıştır.

Sovyet filmi izlemek isteyen ve bir de komedi olsun diyenler için şiddetle tavsiye edeceğim bir film. Benim filmde en çok beğendiği ve zaman zaman açıp tekrar tekrar izlediğim sahne ise sarhoş olan Gorbunkov’un bir restoranda sahneye çıkarak tavşanlarla ilgili söylediği şarkı kısmıdır. Bu sahne ve şarkının ünü ise filmden daha fazla yayılmıştır diyebiliriz.

En iyi Sovyet filmleri: Sakindi Oranın Şafakları (1972)


Yönetmen: Stanislav Rostotsky
Oyuncular: Lyudmila Zaytseva
Andrey Martınov
İrina Dolganova
İrina Şevçuk
Olga Ostroumova
Elena Drapeko
Tür: Aksiyon, Dram, Savaş, Tarih
Yapım: Sovyetler Birliği - 1972
Puan: 10

Sovyetler Birliği döneminde yapılan en iyi filmlerle ilgili zaman zaman yazmaya devam edeceğim. Daha önce en iyi Sovyet filmlerinden bir komedi hakkında yazmıştım. Bu yazının konusu olan film ise bir İkinci Dünya Savaşı filmidir: Sakindi Oranın Şafakları (...А зори здесь тихие - 1972). Film 1973 yılında En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar’a aday gösterilmişti.

Sovyet filmleri arasında önemli bir yeri İkinci Dünya Savaşı filmleri yer alır. Rusça bu dünya savaşına İkinci Dünya Savaşı denilmiyor. Onun yerine “Büyük Vatan Muharebesi” (Великая Отечественная война) ismi veriliyor ki zaten isimden de bu savaşın Sovyetler Birliği için önemini anlamak mümkün. Ülkenin neredeyse yarısı işgal edilmiş, Alman ordularının Moskova’yı almasına ramak kalmış, hem sivil hem de asker olmak üzere toplam 20 milyondan fazla can kaybı yaşanmıştı.

Yönetmeni Stanislav Rostotsky olan Sakindi Oranın Şafakları (...А зори здесь тихие - 1972) filmi, bir kadın birliğinin kahramanlıklarını anlatıyor. 1942 yılında kadınlardan oluşan bu uçaksavar batarya birliği askerleri, Kareliya bölgesinde konuşlandırılır. Görevleri bu bölgeden geçecek Alman savaş uçaklarına karşı koruma sağlamaktır. Başlarında ise bir Kıdemli Başçavuş var.

Ancak bir gün ormanlık bölgede iki Alman askeri görülür. Bunların Alman paraşüt birliğindendir. Ormana indirme yapılmıştır ve cephenin gerisinde ülkeye zarar verecek bir planları olduğu kesindir. Sadece iki asker olduğu için de Kıdemli Başçavuş Fedot Vaskov, yanına 5 kadın asker alarak ormana bu Alman askerleri yakalamak için gider. Ormandan geçiş zorludur. Bataklıklar, geçilmez yerler ve sair. Ancak tam da Alman askerleri bulunca sayılarının tahmin ettikleri gibi iki değil, 16 olduğunu görürler. 16 iyi teçhizatlı, otomatik silahları olan Alman askerine karşı, sadece tüfekleri olan 5’i kadın 6 Sovyet askeri. Ancak bu Alman askerleri her ne amaçla bu bölgeye indirme yapmışlarla onları durdurmaya kararlıdırlar. İşte her türlü yardımdan çok uzakta kahramansı bir mücadele başlar.

Film iki bölüm şeklinde çekilmiştir. Ayrıca sadece ormanda geçen bir savaş filmi değildir. Aynı zamanda bu Sovyet kadın askerlerin geçmişi ile ilgili de ayrıntılı bilgi veriyor. Her biri bu Alman işgalinden çok çekmiştir. Biri babasını, biri kardeşini, biri kocasını kaybetmiş, bazıları da çocuğunu bırakıp askere yazılmıştır. Yani hepsinin Almanlardan intikam alacak bir nedeni vardır. Hepsinin acıklı bir hikâyesi bulunuyor.

Filmin 1942 yılını ve savaş dönemini anlatan bölümleri siyah-beyaz çekilmiştir. Ancak savaş öncesi ve savaş sonrası dönemleri anlatan bölümleri, özellikle de bu kadın askerlerin geçmişi, hayalleri ile ilgili kısımları renkli çekilmiştir.

Benim şahsen çocukluğumda bu yana severek izlediğim ve en iyi Sovyet filmlerinden biridir. Güzel bir film izlemek isteyenler için tavsiye diyorum.

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Film İzle - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger