Latest Movie :
Recent Movies
2015 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2015 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aldatmak konusunu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)


Konusuna bakarak bu dizinin bir erotik dizi olduğunu zannetmeyin. Bu 16 bölümlük mini dizi, aslında toplumda çok büyük sorunlara yol açan, bazen yuvalar yıkan bir konuyu işliyor: Aldatmak. Dizinin ismi “İzmenı” (Измены - 2015) ve Rusça'sından birebir çevirirsek çoğul bir şekilde “aldatmalar” anlamına geliyor. Çünkü birden fazla aldatma olayının ortasında geçen bir konusu var.

Dizi aslında bir komedi, dram ve trajikomedi. Bir yandan yaşanan olayları komedi şeklinde izlerken, diğer yandan bu komik olayların altında bir dram ve bir trajedi olduğunu daha sonra öğreniyoruz. Kısacası en baştan söyleyelim, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi yorumu


“İzmenı” (Измены - 2015) dizisinde iki ana karakter var. Kısaca “Asya” olarak çağrılan Anastasiya ve yine kısa ismi “Daşa” olan Darya. İkisi de evli ve çocukluk arkadaşları. Uzun yıllar önce yazlığa gittiklerinde burada arkadaş olmuşlardı. Ancak yıllardır birbirine görmemiş bu iki kadın, bir tesadüf sonucu karşılaşırlar.

Dizinin, bu iki kadını en başta bize nasıl sunduğuna, nasıl tanıttığına bakalım. Asya'nın, kulak burun boğa doktoru bir kocası var. Bildiğiniz mükemmel bir koca tiplerinden. Evden işe, işten eve ve her türlü işinde de eşine destek oluyor. Asya ise tam tersi bir karakter. Dizi başlarken kocası dışında iki sevgilisi var. Biri mimar olarak çalıştığı şirketin patronu, diğeri ise bir polis memuru. Kısa süre sonra da üçüncü ve bu sefer de genç bir sevgilisi olur.

Daha fazlası: Mihail Bulgakov’un ayını isimli kitabının film uyarlaması: Köpek Kalbi (1988)

Asya ve kocası Kirill

Asya sadece kocasını aldatmıyor. Aynı zamanda her bir sevgilisini bir diğeriyle aldatıyor. Bu yaptıklarında o kadar usta ki dört erkeği de birbirinden habersiz idare etmeyi başarıyor. Kendisinin de kabul ettiği gibi o bir “sürtük.” Zaten bunları sadece “seks iyidir” diye yaptığını da itiraf ediyor çocukluk arkadaşı Daşa’ya.

Tabii iki kadın uzun yıllar sonra bir araya gelinde Asya bunları arkadaşına anlatıyor. Arkadaşının maceralarından etkilenen Daşa ise kendisi de böyle bir macera yaşama, yani kocasını aldatma hevesine kapılıyor. Asya’dan bu “aldatmanın” nasıl yapıldığı ile ilgili tüyolar alır ve birkaç deneme girişiminde bulunur. Girişiminde bulunur dediğimize göre sonucun ne olduğunu tahmin etmişsiniz. Kısacası Asya ne kadar “sürtükse”, Daşa da o kadar bu tür işlerden uzak bir “melektir”.

“İzmenı” (Измены - 2015) - komedi, dram ve trajikomedi


Tabii bu olaylar birer komedi havasında başlar, sonradan drama ve en sonunda da trajikomediye dönüşür. Çünkü az önce dedik ya Asya dört erkeği de ustaca elinde oynatıyor ve idare ediyor. Bu idare bir şeyden sonra çığırından çıkıyor.

Daşa

Sevgililerinden biri, yani patronu ona ciddi ciddi evlenme teklifi eder. Hem de aslında evlenme teklifi edecek bir kız arkadaşı varken. Sonra genç yaştaki üniversiteye giden sevgilisi onu iyice takıntı yapar ve para, babasının gücü ile ele geçirmeye kalkışır. Bir yandan da kocası bu olayların bazılarından haberdar olur ve suskunluk oyunu oynamaya başlar. Yani her şey bir birine karışır. O kadar ki patronu olan sevgilisi onu zorla kaçırır. Yani artık yavaş yavaş trajediye dönüşür olay. Zaten ne beklenirdi ki bu kadar aldatmadan sonra.

Daha fazlası: Matrix 4 filmi hakkında her şey - Ne zaman çıkacak? Fragmanı ve diğer ayrıntılar

Kim “melek”, kim “sürtük”?


Bundan sonra yazacaklarım spoiler içeriyor. Sonra uyarmadı demeyin. En başta dedik ya dört kişiyi bir arada idare eden Asya’nın sürtüklüğü kadar Daşa da o kadar masum. Hatta istese bile kocasını aldatamıyor.

Her şey ortaya çıkınca ve Asya da onu kaçıran patronunun elinden kurtarılınca dört erkek biraraya gelir ve Asya’nın birini seçmelerini ister. Çünkü her biri aldatıldığını bildiği halde delicesine Asya’ya aşık. Dördü de toplanır ve Asya’nın seçim yapmasını ister. Kocası, her şeyi bildiği halde onu her an affetmeye hazır. Eski patronu, genç sevgilisi ve bir de trafik polisi olan sevgilisi.



Bu olaydan önce Asya kocasına şu soruyu sorar: Beni hiç aldattın mı? Kocasının cevabı “hayır” olur. Ancak gerçek böyle değil.

Asya ile Daşa’nın arkadaş olduğu çocukluk ve gençlik dönemlerini geçirdikleri dönemlerde zaman zaman Asya’nın kocası ve o zaman erkek arkadaşı olan Kirill de yazlığa geliyormuş. İşte bir gün Asya bu ikisinin beraber olmalarına şahit olur. Onu uyuyor zannedeler. Asya bunu öğrenir ama yıllar boyunca içine atar, bastırır, unutmaya çalışır ve bir şey demez.

Daha fazlası: Çin’deki corona virüs salgınını yıllar önce anlatan film: Salgın (Contagion - 2011)

Ama bir gün aldatılmanın verdiği acı ve bastırdığı bu duygular patlak verir. Bir konuşma sırasında Kirill aldatmanın nasıl iğrenç bir şey olduğundan bahseder. Asya ise onun kendisini aldattığını biliyor ve bu kadar rahat bir şekilde sanki kendisi hiç aldatmamış gibi konuşmasına içerler, kızar ve bir sinir krizi geçirir. Ağlar ve ondan kaçar.

İşte, bu andan sonra kocasını tam üç farklı sevgiliye kadar aldadır. Başta Daşa’nın bir “melek” gibi göründüğünü söylemiştik. Öyle görünüyor ki asıl “sürtük” olan, arkadaşının erkek arkadaşı ile beraber olan oymuş. Yani sonuçta karakterler rol değişir. Masumlar asıl “aldatan” ve aldatan da aslında bir aldatılma kurbanı olur. Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.

Aldatmak konusu işleyen bir Rus dizisi: “İzmenı” (Измены - 2015)


Tabii bu dizinin ana çekirdek hikayesi. Burada Daşa ile kocası, annesi ve eski bir hayat kadını ve lezbiyen olan şoförü arasındaki başka bir karmaşık ağlar dizisi var. Diğer yandan Asya’nın genç sevgilisinin babasının annesini aldatması olayı başka bir yan hikâyesi. Yine Daşa’nın Kirill’in iş arkadaşı ile birlikte olma girişimleri de işin komedi kısımları. Yani işler ve aldatmalar karman çorman.

Yönetmen: Vadim Peralman
Oyuncular: Elena Lyudova
Glafira Tarhanova
Kirill Kyaro
Yevgenij Stıçkin
Tür: Dizi, Dram, Komedi, Trajikomedi
Yapım: Rusya - 2015 (1 sezon, 16 bölüm)
Puan: 8



Bir kitap önerisi: Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Yüzyılın en iyi uzay dizisi: The Expanse (Enginlik, 2015 - …)


Geliştirenler: Mark Fergus ve Hawk Ostby
Başrol: Thomas Jane
Steven Strait
Cas Anvar
Dominique Tipper
Wes Chatham
Shohreh Aghdashloo
Frankie Adams
Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem
Yapım: ABD - 2015 - …
Puan: 10

Isaac Asimov’un Vakıf üçlemesini okuduktan sonra uzay konulu bir dizi arayışına girmiştim. En iyi uzay dizileri listelerinde gördüğüm ve Ranker’de de ilk sırada yer alan The Expanse (Enginlik, 2015 – ) dizisini izledim. Dizi James S. A. Corey’in aynı isimli romanından uyarlanmıştır ve halan devam eden dizilerdendir. Dizinin konusu ile birlikte görsel efektleri övgüye değerdir. Uzay sahneleri, uzaydaki savaşlar, yer çekimi ortamı olmayan sahnelerin çekimleri ve diğer görsel ve efektleri ile çok güzel bir dizi çıkmış ortaya.

Diziyi izleyeceklere en başta söylemek gerekiyor ki, ilk birkaç bölüm pek de beklentilerinizi karşılamayabilir. Çünkü siz bol bol uzay sahneleri beklerken, asteroit kuşağındaki cüce gezegen Ceres’deki iç olaylar, dünyadaki politik durum, Mars ile olan ilişkiler ve birkaç küçük cinayet olayı izleyip sıkılabilirsiniz. Ancak bunlar olayın temelini oluşturan olaylar ve izlemeye devam eden. Çünkü aksiyon ve uzay macerası bu birkaç bölümden sonra başlıyor ve soluğunuzu tutarak izleyeceğiniz bir diziye dönüşüyor.

Dizinin konusu ise şöyle: 200 yıl sonra gelecekte ve insanlık güneş sistemini kolonileştirmiştir. Dünya, Birleşmiş Milletler tarafından yönetilirken, Mars’ta da ayrı bir devlet kurulmuştur. Bir de Kuşak’taki Ceres’de de bir yerleşim var. Bir tarafta Dünya ile Mars arasında güç çekişmesi varken, diğer yandan Kuşak’ın halkı da bağımsızlık için yavaş yavaş ayaklanıyor.

Ceres doğumlu detektif Josephus Miller’e (Thomas Jane) zengin bir iş adamının kızı Julie’yi bulma görevi verilir. Diğer yandan ise James Holden (Steven Strait) Cantenbury isimli uzay yük gemisinde ikinci kaptan ve bir gemiden gelen yardım çağrısına cevap verirken, gemileri saldırıya uğrar ve yok edilir. Bu olay her şeyin fitilini ateşler. Holden ve ekibinden birkaç kişi saldırıdan sağ kurtulurken, bunu kimin yaptığını öğrenmeye çalışırlar.

Bütün işaretler saldırının Mars tarafından yapıldığını gösteriyor. Bu da Dünya ile Mars, yani güneş sisteminin en güçlü iki gezegeni arasında bir savaş demektir. Bu savaşı ise kimse kazanamaz ancak geride iki enkaz gezegen kalacaktır. Üst düzey BM yetkilisi Chrisjen Avasarala (Shohreh Aghdashloo) da bu savaşı önlemeye çalışır. Ortada ise büyük bir komplo, dünya dışı ve ne olduğu pek bilinmeyen canlı bir madde ve birçok gizem var.

Olayları araştırırken Holden ve Miller’in de yolları kesişir. Artık bundan sonra bol bol uzay sahneleri, uzay savaşları, uzay gemileri, yer çekimi olmayan sahneler ve bir uzay dizisinde olması gereken her şey var.

Dizi, James S. A. Corey’in The Expanse (Enginlik) serisinden uyarlanmıştır. Kitap aslında Daniel Abraham ve Ty Franck tarafından yazılmıştır. Yazarlar böyle bir takma ad oluşturarak kitabı tek isim altında yayımlamayı tercih etmişlerdir. Yazarlar, The Expanse (Enginlik) serisinden şimdiye kadar 7 roman ve birkaç öykü çıkardılar. Daha gelecek roman ve öyküler de var.

Dizinin ilk üç bölümü Syfy tarafından yayınlanmış ancak Syfy dördüncü sezon için sipariş vermeyerek iptal etmişti. Daha sonra Amazon, dizinin dördüncü sezonunu alığını duyurdu.

Sonuç olarak devam eden bir dizi ve uzay konulu dizi, film ile kitap severlerin kaçırmaması gereken bir yapım.

Grimm masallarının polisiye ile birleştiği fantastik bir dizi: Grimm (2011 - 2017)


Yazanlar: Stephen Carpenter, David Greenwalt, Jim Kouf
Başrol: David Giuntoli
Russell Hornsby
Bitsie Tulloch
Silas Weir Mitchell
Sasha Roiz
Reggie Lee
Bree Turner
Claire Coffee
Tür: Dram, Fantastik, Polisiye, Suç, Korku, Gizem
Yapım: ABD - 2011 - 2017
Puan: 9

Grimm (2011 - 2017), altı sezon ve 123 bölümlük fantastik bir dizidir. Dizinin konusu bir yandan Alman masal yazarları Grimm Kardeşleri’nin hikâyelerinden ilham alırken, diğer yandan da polisiye konusunu işliyor. Grimm Kardeşleri’nin masalsı kahramanları ve canavarlarını modern dünyamıza uyarlayarak, fantastik bir polisiye çıkarmışlar karşımıza. Fantastik kitap ve filmleri sevenlerin beğeneceği bir dizidir.

Dizinin konusu kısaca şöyle: Ana karakter Nick Burkhardt (oyuncu David Giuntoli), Portland Polis Merkezi’nin bir detektifi ve bir gün öğreniyor ki Grimm adıyla bilinen dünyanın koruyucularının soyundan geliyor. Aslında Grimm masalları ve bu masallardaki canavarlar gerçekmiş ve bizimle yaşayan mitolojik yaratıklarmış. İşte bu Grimm’ler de yüzyıllar boyunca Wesen (Almanca yaratık anlamına geliyor) denen mitolojik yaratıkları bulup avlayan ve böylece dünyayı ve insanları korumaya çalışan bir nesildir. Tabii bir de onları diğer insanlardan ayıran özellikleri var. Mesela Wesen’ler insan şeklinden yaratığa dönüştüğünde onları görebiliyorlar. Normalde insanlar göremez. Wesen’ler de Grimm’leri tanır ve onlardan korkarlar.

Nick Burkhardt ve ortağı detektif Hank Griffin de karşılarına çıkan ve normal adli tıp tarafından çözülemeyen ve Wesen’ler tarafından işlendiğini bildikleri cinayetleri çözmeye çalışırlar. Onlara ilk sezondan kurt türü bir Wesen olan “Blutbad” arkadaşı Monroe da yardımcı olur. Kısacası bizim kahramanımız Nick ecdadı gibi önüne çıkan her Wesen’i öldürmüyor, sadece kötü olanları, insanlara zarar verenleri ve o da başka bir seçeneği olmadığında öldürüyor.

Dizinin en güzel tarafı, masalsı, mitolojik canavarları günümüz dünyasına uyarlaması ve güzel bir şekilde yorumlamasıdır. Özellikle farklı ülkelerde halk arasında halen konuşulan ve çocuklar korkutulan canavarları bu dizide farklı bir yorumlama ile canlı kanlı görebilirsiniz.

Dizinin bir diğer özelliği ana karakterler arasındaki sıkı bağları olan arkadaşlıktır. Nick ile Monroe çok sıkı iki arkadaştır. Bu gruba ayrıca Nick’in ortağı Hank Griffin, kız arkadaşı Juliette Silverton da katılıyor. Ayrıca gruptaki en ilginç karakterlerden biri de Çavuş Drew Wu’dur. Monroe’nun eşi ve tilki türü bir Wesen olan Rosalee Calvert de bu arkadaş grubunun üyesidir.

Dizi boyunca bu ekip çok farklı türden yaratıklar ile mücadele eder. Her seferinde karşınıza çıkacak ve farklı özelliklere sahip yaratıkları dizide yorumlamaları taktire değer. Bir de her bölümden farklı olarak, her sezonun kendi bütün bir konusu ve Nick’in mücadele vermek zorunda kaldığı daha büyük güçler var. Onlarla mücadele ise daha çetindir.

Dizi ilk beş sezon her biri 22 bölüm yayınlanırken, son sezon sadece 13 bölüm yapılmıştır. Ancak buna rağmen diyebilirim ki izlediğim en başarılı dizi sonlarından birine sahiptir. İzleyiciyi 6 sezon sonunda çok tatmin eden, iyi ki izlemişim dedirten mutlu bir son ile bırakıp gidiyor.

Tabii bir de dizinin son sahnesi var ki açık kapı bırakıyor. Bu açık kapı son sahnede görünen yukarıda bahsettiğimiz arkadaş grubunun üyelerinin çocukları ile ilgilidir. İşi bu sefer onlar devralmış ve daha da büyüterek devam ettiriyor. İşte bu son, izleyicide keşke devam etse isteği uyandırıyor.

Agatha Christie’nin başyapıtının film uyarlaması: And Then There Were None (2015)


Yönetmen: Craig Viveiros
Oyuncular: Charles Dance
Maeve Dermody
Burn Gorman
Sam Neill
Aidan Turner
Toby Stephens
Tür: Dram, Gizem, Korku, Suç
Yapım: İngiltere - 2015
Puan: 9

On Küçük Zenci kitabı, ünlü İngiliz polisiye yazarı Agatha Christie’nin hem Türkiye’de hem de dünya genelinde en çok okunan kitabıdır. Kitabın başlığı, yazıldığı 1939’da ABD baskısı için ırklı bulunmuş ve “And Then There Were None” şeklinde değiştirilmişti. Bu ifade aynı zamanda kitap ve filmdeki şiirin son mısrasıdır.

Agatha Christie’nin On Küçük Zenci kitabını okuduktan sonra kitabın film uyarlamasını aramıştım. Çok bilinen ve okunan bir kitap olduğu için de sayısız uyarlaması var desek yeridir. Bir arkadaşın tavsiyesi üzerine 2015 yılında yapılmış bu mini diziyi tercih ettim. Film kitaptaki olayları birebir takip ediyor. Zaten bence konuyu biraz bozmak bütün eseri bozmak anlamına gelirdi. And Then There Were None (2015) başlıklı mini dizi 55 dakikalık üç bölümden oluşuyor.

Filmin konusu şöyle: Bir birini hiç tanımayan 10 kişi Bay ve Bayan Owen isimli kişilerden Asker Adası’na (orijinali Zenci Adası ama bazen Indian Island ya da Soldier Island diye de değiştiriyorlar) davet edilirler. Her birine oraya gitmeleri için güçlü bir sebep sunulur. Bazılarına iş, bazılarına para, bazılarına da bir arkadaşlar buluşma veya tatil fırsatı.

Bu 10 kişi adaya gelir ve çok güzel bir akşam yemeği yer. Ancak henüz ev sahiplerinden bir haber yoktur. Daha doğrusu hiç olmayacaktır. Yemek bitip de çay faslına geçince evin bir yerlerinden yüksek sesle birisi konuşmaya başlar ve evdeki her bir kişiyi birilerini öldürmekle suçlar. Bu ses önceden bir plaka kaydedilmiş ve bir gramofonla çalınmıştır.

Misafirler bu suçlamalar karşısında hem kızar hem de korkuya kapılır. Sabah ilk iş bu adadan gideceklerini söylerler. Ancak ilk ölüm bu bandın okunmasından hemen sonra yaşanır. Tabii devamı da gelecektir. Tam da evin her yerine asılan “On Küçük Asker” şiirinde yazıldığı sırayla ve şekilde. Bunu kim ve nasıl yapıyor? İşte bu olay da gizemini sonuna kadar koruyor.

Ben Agatha Christie’nin Hercule Poirot karakterini ve onun geçtiği film ve kitapları severim. Ama bu film ve kitabı da Agatha Christie’nin başyapıtıdır. Agatha Christie severlerin kaçırmaması gereken bir film.

Ma Ma (2015)


Yönetmen: Julio Medem
Oyuncular: Penélope Cruz,
Luis Tosar,
Asier Etxeandia,
Alex Brendemühl,
Silvia Abascal
Tür: Dram
Yapım: İspanya - 2015
Puan: 8

İspanya yapımı Ma Ma (2015) filmi, dünyada en çok görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen çok az film konusu yapılan meme kanserine dikkat çeken bir filmdir. Meme kanseri istatistiklere göre çok sık görülen bir kanser türüdür. Ancak örneğin Hollywood’un bu konudaki birkaç filmini saymazsak sinema sektörü bu konuya pek ilgi göstermemiştir.

Yönetmen Julio Medem’in bu filmi bundan dolayı önemli ve dikkat çekici. Filmin konusu işe şöyle: Magda (Penélope Cruz) işini yeni kaybeden bir öğretmendir. Buna ek kanser olduğunu öğrenir ve ayrıca eşi de kendisini terk eder. Bütün bu üst üste gelen trajediler daha sonra yeni dostluklara ve aşka dönüşecektir.

Magda kanser olunca ameliyat olur ve memesinden biri alınır. Hatta ameliyat masasına yattığında son bir kere daha bir şeyleri kurtarmak umuduyla doktora neredeyse yalvarır ve “Ucunu kurtaramaz mısın?” diye sorar. Tabii cevap olumsuzdur. Doktor ameliyatın başarılı geçtiğini söyler. Ancak bir süre sonra kanserin yeniden ortaya çıktığını ve ameliyat için bile geç olduğu haberini alır. Sadece altı aylık ömrü kaldığı söylenir.

Bütün bu trajedilerden ise yeni dostluklar, aşk doğacaktır. Eşi tarafından terk edilen Magda kendisi de acı bir kayıp yaşayan biri ile tanışır. Onu hastanede tedavi gördüğü sırada yalnız bırakmayan Arturo ile aşk yaşar. Doktoru Julian ile iyi arkadaşlık başlar. Tabii bir de tam kanser olduğu ve yakında öleceğini öğrendiği bir anda bir sürprizle karşılaşır: Hamiledir.

İşte insanı etkileyen güzel bir öyküsü var filmin. Hem de hiç sıradan olmayan. Bir de doktor Julian’ın (Asier Etxeandia) söylediği güzel bir şarkısı var filmin; aşağıda paylaşıyorum.

Not: Filmi izlediyseniz, film ile ilgili yorumunuzu ve filme kaç puan verebileceğinizi yoruma yazarak bizimle paylaşın.

Sherlock Holmes tadında bir dizi: The Mentalist (2008 - 2015)


Yapımcı: Bruno Heller
Başrol Oyuncuları: Simon Baker,
Robin Tunney,
Tim Kang,
Owain Yeoman,
Amanda Righetti
Tür: Polisiye, Dram, Suç
Yapım: ABD - 2008 - 2015
Puan: 8

“The Mentalist”, 2008 ile 2015 yılları arasında yayınlanan polisiye türü bir dizidir. Dizinin ana karakteri Patrick Jane (Simon Baker) bir “medyum”dur. “Red John” isimli bir seri katil, Jane’in ailesini öldürür. O da CBI’ya katılarak onlara cinayetleri çözmede yardımcı olur.

Jane karakteri daha çok ünlü İngiliz yazar Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes karakterinden uyarlanmıştır ve birçok benzer yönleri vardır. Jane ve Holmes karakterleri her ikisi de zeki ve çok güçlü gözlem yeteneğine sahiptir. Zaten davaları da hiç kimsenin fark etmediği ayrıntıları bularak çözerler. Dikkatimi çeken diğer bir benzerlik ise her ike karakter de özellikle cinayet mahallinde kokulara önem verirler ve bu da olayları çözmede onlara yardımcı olur. Hatta Partick Jane bunu bir adım ileri taşıyarak olay yerinde yere kadar eğilerek cesetleri koklaması ile ilginç görüntüler de veriyor.

Ancak Jane’in Holmes’ten farklı yönleri de var. En başta Jane olayları çözerken insanlarla oyun oynamayı, kandırmayı ve onları alaya almayı da sever. Bunun sebepleri arasında karşısındakinin doğru söyleyip söylemediğini öğrenmek, vereceği tepkiye göre değerlendirme çabasıdır. Ama izlerken Jane’in yaptığı bu oyunlar, kuralları çiğnemesi ve sıra dışı yöntemleri izleyiciye keyifli anlar yaşatıyor.

Patrick Jane karakterinin üzerinde bu kadar durduktan sonra dizinin ana konusuna dönelim. Bir “medyum” olan Jane, geçimini aslında insanları kandırarak geçiriyor. Ancak medyum gibi davranırken de iyi gözlem yapıyor, çabuk el hareketleri ve diğer yetenekleri ile de işini çok iyi yapan biridir. Ancak bir gün çıktığı bir televizyon programında yıllardır yakalanamayan bir seri katil Red John hakkında ileri geri konulur. Eve döndüğünde kızı ve karısının öldürüldüğünü görür. Odada da Red John’un cinayet mahallerinde bulunan ve duvara kanla çizilen gülen bir yüz ifadesi vardır.

İşte bu olaydan sonra Jane CBI’ya katılır. Onlara soruşturmalarda yardım eder ama asıl amacı ailesinin katilini bulmak ve onunla ilgili soruşturmayı yakından takip etmektir. Soruşturma yıllarca sürer, her seferinde seri katil Red John’a bir adım daha yaklaşır, bazen de tam buldum derken şoke eden gelişmeler de yaşanır.

Dizinin diğer ana karakterleri ise şöyle: Teresa Lisbon, Kimball Cho, Wayne Rigsby, Grace Van Pelt.

The Mentalist bir polisiye dizisi ancak benim en beğendiğim kısmı her bölümde çözülen bir birinden bağımsız olaylardan ayrı bütün dizi boyunca devam eden ana bir olayın, yani Red John soruşturmasının olmasıdır. Bir yandan da izleyici Patrick Jane karakteri ile bağ kurarken, ona acır ve bir an önce ailesinin intikamını almasını ister. Zaten çoğu zaman da bölümlerdeki kısa soruşturmalardan çok ana konu olan Red John soruşturmasını merak eder izleyici.

7 sezon ve 151 bölüm boyunca devam eden dizinin her sezon sonu bölümleri Red John olayı ile ilgilidir. Seri katil Red John soruşturması ve yakalanması ise altıncı sezonun ortasına denk gelir. Geri kalanında ise Jane artık bir adım daha yükselerek FBI ile çalışmaya başlar.

Genel itibariyle polisiye dizi ve film severler bu diziyi çok sevecektir. Hele ele avuca sığmaz Sherlock Holmes karakterini sevenler daha çok beğenecektir.

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Film İzle - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger