Leonardo DiCaprio, gerçek yaşamındaki “Titanic” faciası ile karşı karşıya. Çünkü sahibi olduğu Appian Way şirketinin yapımcılığını yaptığı yeni “Robin Hood” filmi, çok düşük ve olumsuz değerlendirmeler aldı.
Rotten Tomatoes’ta filmin aldığı puan sadece yüzde 12. Birkaç gün önce bu puan yüzde 14’tü ve demek ki düşmeye devam ediyor. Filme puan ve yorum veren 78 kişiden sadece 9’u olumlu derken, 69’u çürük (olumsuz) puanı verdi.
Filmde Robin Hood’u Taron Egerton oynuyor. Filmdeki diğer oyuncular ise şöyle: Jamie Foxx, Jamie Dornan, Ben Mendelsohn ve Eve Hewson.
Filmin yönetmeni koltuğunda ise Otto Bathurst’u görüyoruz. Oyuncu kadrosu A-takımından seçilmesine rağmen, DiCaprio ve diğer yapımcı ortaklarının yönetmenliği neden Otto Bathurst’a verdiği merak ediliyor. Çünkü Bathurst televizyondan geldi ve hiç uzun metrajlı film deneyimi bulunmuyor.
DiCaprio’nun şirketinin “Robin Hood”ta kaç parasının battığı bilinmiyor ancak eğer maliyeti 100 milyon dolarsa, kayıplar çok büyük olacak ve bütün ortakla tarafından paylaşılacak.
Filme ilgili yorumlar ise aşağı yukarı benzerdir. Örneğin Washington Post, film ile ilgili yorumunda “çok fazla tatsız tarihi spekülasyon ve şimdiye kadar yazılan en tembel aksiyon filmi klişeleri içeriyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
Yönetmen: Quentin Tarantino Oyuncular: Jamie Foxx Leonardo DiCaprio Christoph Waltz Kerry Washington Samuel L. Jackson Tür: Aksiyon, Dram, Western Yapım: ABD - 2012 Puan: 9
Yönetmen Quentin Tarantino’nun Django filmi izleyiciye masalsı bir öykü sunuyor. Niye masalsı? Zaten filmin içerisinde de Dr. Shultz’un atlattığı gibi Alman masalında bir prenses olan Broomhilda bir dağın başına hapsediliyor. Dağı da bir ejderha koruyor. Ta ki beyaz atlı prensi gelip onu kurtarana kadar.
Tarantino’nun bu filminde de ana karakter Django’nun köle olan eşi Broomhilda’nın içine düştüğü zor durum ise masaldakinden daha da kötü. O, Django’nun karısı ve ismi “kölelik” olan ejderhanın elinde ve dağın başında (ABD’nin o dönem pek yasaların işlemediği Vahşi Batı denildiğine göre ve ayrıca kölelerin durumu da göz önüne alındığında “dağın başı” diyebiliriz) yardım bekliyor. Django da ancak masallarda bulunan beyaz atlı prens gibi onun yardımına konuşuyor. Kendi canını tehlikeye atma pahasına. Çok masalsı ve yüce bir amaç uğruna.
Filmin konusu ABD’de Sivil Savaş’tan iki yıl önceyi anlatıyor. ABD’nin güneyindeki köleliği, kölelerin durumunu ve içinde bulundukları acımasız şartları izleyiciye Tarantino’nun tarzıyla gösteriyor Zaten filmdeki konuşmalarda da zenci (nigger) kelimesi havada uçuşuyor. Ana karakter Django da her ne kadar film başladıktan sonra özgürlüğüne kavuşsa da siyahi olduğu için, “zenci” denilerek ırkçı ayrımcılığa maruz kalıyor. Bunu bir bara girdiği zaman görüyoruz. Ayrıca bir zenciyi at üstünde, at sürerken görenler çok şaşırıyor, kızıyor.
Bunlar daha filmde kölelerle ilgili anlatılan çok basit kalabilecek olaylar. Dahası sadece bir mal olarak görüldükleri için köle dövüşlerinde çok kolayca öldürülüyor, sahipleri isterse satabilir, isterse öldüre, isterse de köpeklerine parçalatabilir. Kimse bu şartlarda ölen bir köle için kimseye hesap sormayacaktır.
Filmin konusu ise şöyle: Dr. King Schultz bir Alman ve diş doktoru. ABD’ye gelmiş ama burada ödül avcısı olarak çalışıyor. İşledikleri cinayetlerden dolayı ölü ya da diri olarak aranan üç kardeşi bulmak için köle olan Django’yu bulur ve onu alır. Ona yardım etme karşılığında özgürlüğünü vereceğini söyler. Bu işi bittikten sonra Dr. Schultz, Django’nun özellikle silah kullanmada maharetli olduğunu görür ve ona birlikte çalışmayı teklif eder.
Django kabul eder. Ancak Django’nun da çok istediği bir şey var. Köle olan karısı Broomhilda’yı bulmak ve ona kavuşmak. İşte Dr. Schultz ve Django’nun macerası tam da burada başlar. Önlerinde tamamlanması zor bir görev var. Çünkü Django’nun eşi çok sayıda köle sahibi birinin elindedir ve zor birisidir.
Filmde en dikkat çeken oyunculuğu Dr. Schultz karakterini canlandıran oyuncu Christoph Waltz yapıyor. Ayrıca bence bu film Tarantino’nun en iyi filmlerindedir. Zaten filmin beş dalda Oscar’a aday gösterilmesi de bunu gösteriyor. Bu beş adaylıktan iki Oscar da kazanmıştır. Birincisi “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında Christoph Waltz’un aldığı Oscar. İkincisi ise Tarantino’ya “En İyi Özgün Senaryo” dalında verilen Oscardır.
Film ayrıca finansal olarak da başarı elde etmiştir. 100 milyon dolar bütçeli film, dünya genelinde 425 milyon dolar hâsılat elde etmiş ve Tarantino’nun şimdiye kadar en yüksek gişe rakamına ulaşan filmi olmuştu.
DiCaprio ve yönetmen Tarantino daha önce de 2012’deki “Django Unchained” (Zincirsiz) filminde birlikte çalışmıştı.
Haber: Javanshir Gadimov
Leonardo DiCaprio, Quentin Tarantino’nun yeni filminde başrol oyunculuğunu kabul etti. DiCaprio ve yönetmen Tarantino daha önce de 2012’deki “Django Unchained” (Zincirsiz) filminde birlikte çalışmıştı.
Tarantino’nun yeni ve yönetmenliğini yaptığı dokuzuncu filmini Sony kaparken, şimdiden vizyon tarihi de 9 Ağustos 2019 olarak açıklandı.
DiCaprio ile ilgili anlaşma tamamlanmak aşamasındadır ve bu DiCaprio’nun “Revenant” filmi ile Oscar almasından sonra oynayacağı ilk filmi olacak.
Tarantino’nun yeni filminin konusu ise 1969 yılında Los Angeles’te Manson cinayetleri sırasında geçiyor. DiCaprio da filmde yaşlanmış bir aktörü canlandıracak.
Tarantino ise şimdiden Margot Robbie’den Sharon Tate rolünü oynamasını istemiş. Deadline’nın haberine göre Tarantino ayrıca filmde Tom Cruise ya da Brad Pitt’i de oynatmayı düşünüyor ki bu durumda DiCaprio ile birlikte filmde iki “ağır” aktör rol alacak.
Filmin vizyon tarihi ise Sharon Tate’in Manson ailesinin elinde ölmesinin 50. yıldönümü olarak seçilmiş.
Filmin yapımcılığını, Harry Potter filmlerinin yapımcısı David Heyman, Tarantino ve Shannon McIntosh ile yönetici yapımcılığını da Georgia Kacandes yapıyor. Çekimlerine bu yıl başlanacak filmin bütçesi ise 18 milyon dolar olarak açıklandı.