Latest Movie :
Recent Movies
2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Terry Brooks’un kitaplarından uyarlanan fantastik bir dizi: The Shannara Chronicles (2016 - 2017)


Yazanlar: Alfred Gough, Miles Millar
Başrol: Austin Butler
Poppy Drayton
Ivana Baquero
Manu Bennett
Aaron Jakubenko
Marcus Vanco
Tür: Fantastik, Macera
Yapım: ABD - 2016 - 2017
Puan: 6

Yıllar önce fantastik edebiyat kitaplarından yazar Terry Brooks’un Shannara Üçlemesi’ni okumuştum. Bu kitaplardan uyarlanan bir dizi yapıldığını görmek ise bir sürpriz oldu. Yıllar önce kitapta olan ve severek okuduğun masalsı kahramanların dizi uyarlamasını görmek ise heyecan verici olabilir.

The Shannara Chronicles (2016 – 2017), Amerikan yapımı ama çekimleri Auckland stüdyolarında ve Yeni Zelanda’nın diğer bölgelerinden yapılmıştır. Dizi 2016 ve 2017’de 10’ar bölümlük iki sezon halinde yayınlanmış ve daha sonra iptal edilmişti. En azından yapımcılar diziyi yayınlamak için yeni bir televizyonla anlaşana kadar.

Dizide dünyada yaşanan nükleer bir savaş sonrası, yani kıyamet sonrası (post-apocalyptic) bir dünya var. Ancak bu savaşlardan uzun yıllar sonra dünya aynı değildir. Uzak bir gelecekte insanlık yeniden kılıç ve ok kullanıp, ata bindikleri bir çağa dönmüşlerdir. Bir de büyünün olduğu, büyü kullanan Druid’lerin bulunduğu bir dünya var. Bunlara ek olarak dünyada sadece insanlar yaşamıyor artık. Yeni ırklar ortaya çıkmıştır: elfler, cüceler, troller ve tabii kötü yaratıklar.

Dizinin kahramanı ise soylu ve büyülü güçlere sahip Shannara’nın soyundan gelen bir gençtir. Ona yol arkadaşı olarak ise druidlerin sonuncusu Allanon eşlik ediyor. Tabii bir yandan macera başlarken bir yandan da kötünün dünyayı ele geçirmemesi için mücadele veriliyor.

Dizi benim açımdan birçok yönü ile hayal kırıklığı oldu. Tabii bunda kitaplarını okumamın ve beklentimin aşağı yukarı ona göre olduğunu söylemek gerekiyor. Bir yandan da karakter ve oyuncu seçimlerinde de beğenmediğim yönleri var.

Diziyi bir taraftan genç kitle için yapmaya çalışmışlar. Belki bundan dolayı bin yıllardır yaşayan ve kitapta da “Gandalf” türü bir karakter olan Allanon da biraz genç görünüyor.

Diğer taraftan ise ana karakter Wil Ohmsford’u oynayan Austin Butler’ın oyunculuğu ise dizinin en başarısız bulduğu kısmı. Butler günlük yaşamındaki mimiklerini diziye de taşımakla kalmamış, ana karakter karşılaştığı bütün durumlara karşı aynı bakış ve yüz ifadesiyle tepki vererek, aynı “donuk” ifadeyi her seferinde izleyiciye göstermeye devam etmiştir. Sarışın ve yakışıklı bir ana karaterimiz olsun derken ortaya bu çıkmıştır.

Dizi fantastik edebiyat ve film severler için en azından hiçbir şey yokken oturup izleyebilecekleri, ancak pek beklenti içine girmemeleri gereken yapımlardan biridir. Zaten pek tutmadığı için olsa ki iki sezon sonra iptal edilmiştir.

Duygu yüklü bir aile filmi: Pete ve Ejderhası (Pete's Dragon - 2016)


Yönetmen: David Lowery
Oyuncular: Bryce Dallas Howard
Oakes Fegley
Wes Bentley
Karl Urban
Oona Laurence
Robert Redford
Tür: Aile, Fantastik, Macera, Çocuk
Yapım: ABD - 2016
Puan: 8

Yarıyıl tatili başladı ve aile olarak, çocuklarınızla oturup izleyeceğiniz bir film istiyorsanız bu film tam size göre. Bu filmi kızımla birlikte izledik. Altı yaşındaki kızım ara ara “Beni ağlatmaya başladı” diyerek gözyaşlarını sildi. Tabii ertesi günü tekrarını istedi.

Filmin konusu bana İngiliz yazar Rudyard Kipling’in “Orman Kitabı” eserinin konusunu hatırlattı. Zaten ana tema da bunun üzerine kuruludur.

Filmin konusu şöyle: Beş yaşındaki bir çocuk olan Pete Healy, ailesi ile birlikte seyahat ediyor. Yolculuk sırasında yaşanan araba kazasında Pete’in ailesi ölür. Kazadan sağ kurtulan çocuk da ormanda kaybolur ve peşine bir kurt sürüsü düşer. Pete bu sefer de yeşil bir ejderha tarafından kurtarılır ve 6 yıl boyunca da birlikte yaşarlar.

Altı yıl sonra 11 yaşındaki Pete ilk defa ormanda bir insan ile karşılaşır. Bu onun insanların yaşadığı dünya ile yıllar sonra ilk temasıdır. Olayların gelişmesi sonucu bazı insanlar ormanda gerçek bir ejderha olduğunu öğrenir ve onu avlamaya çalışırlar. İşte bu andan sonra bir yanda altı yıl boyunca ormanda bir ejderha ile yaşayan çocuk, onu evlerine alan aile, daha önce ejderhan ile karşılaşan ve bunu anlattığında da kimsenin inanmadığı ihtiyar (Robert Redrod) ve ejderhayı yakalayıp bundan kazanç sağlamak isteyen bir grup insan.

Tabii bütün bunlar yaşanırken, iyi kalpli ejderhanın durumuna üzülen izleyici de duygu dolu anlar yaşar. Aile olarak oturup izleyebileceğiniz güzel bir Disney filmi.

Grimm masallarının polisiye ile birleştiği fantastik bir dizi: Grimm (2011 - 2017)


Yazanlar: Stephen Carpenter, David Greenwalt, Jim Kouf
Başrol: David Giuntoli
Russell Hornsby
Bitsie Tulloch
Silas Weir Mitchell
Sasha Roiz
Reggie Lee
Bree Turner
Claire Coffee
Tür: Dram, Fantastik, Polisiye, Suç, Korku, Gizem
Yapım: ABD - 2011 - 2017
Puan: 9

Grimm (2011 - 2017), altı sezon ve 123 bölümlük fantastik bir dizidir. Dizinin konusu bir yandan Alman masal yazarları Grimm Kardeşleri’nin hikâyelerinden ilham alırken, diğer yandan da polisiye konusunu işliyor. Grimm Kardeşleri’nin masalsı kahramanları ve canavarlarını modern dünyamıza uyarlayarak, fantastik bir polisiye çıkarmışlar karşımıza. Fantastik kitap ve filmleri sevenlerin beğeneceği bir dizidir.

Dizinin konusu kısaca şöyle: Ana karakter Nick Burkhardt (oyuncu David Giuntoli), Portland Polis Merkezi’nin bir detektifi ve bir gün öğreniyor ki Grimm adıyla bilinen dünyanın koruyucularının soyundan geliyor. Aslında Grimm masalları ve bu masallardaki canavarlar gerçekmiş ve bizimle yaşayan mitolojik yaratıklarmış. İşte bu Grimm’ler de yüzyıllar boyunca Wesen (Almanca yaratık anlamına geliyor) denen mitolojik yaratıkları bulup avlayan ve böylece dünyayı ve insanları korumaya çalışan bir nesildir. Tabii bir de onları diğer insanlardan ayıran özellikleri var. Mesela Wesen’ler insan şeklinden yaratığa dönüştüğünde onları görebiliyorlar. Normalde insanlar göremez. Wesen’ler de Grimm’leri tanır ve onlardan korkarlar.

Nick Burkhardt ve ortağı detektif Hank Griffin de karşılarına çıkan ve normal adli tıp tarafından çözülemeyen ve Wesen’ler tarafından işlendiğini bildikleri cinayetleri çözmeye çalışırlar. Onlara ilk sezondan kurt türü bir Wesen olan “Blutbad” arkadaşı Monroe da yardımcı olur. Kısacası bizim kahramanımız Nick ecdadı gibi önüne çıkan her Wesen’i öldürmüyor, sadece kötü olanları, insanlara zarar verenleri ve o da başka bir seçeneği olmadığında öldürüyor.

Dizinin en güzel tarafı, masalsı, mitolojik canavarları günümüz dünyasına uyarlaması ve güzel bir şekilde yorumlamasıdır. Özellikle farklı ülkelerde halk arasında halen konuşulan ve çocuklar korkutulan canavarları bu dizide farklı bir yorumlama ile canlı kanlı görebilirsiniz.

Dizinin bir diğer özelliği ana karakterler arasındaki sıkı bağları olan arkadaşlıktır. Nick ile Monroe çok sıkı iki arkadaştır. Bu gruba ayrıca Nick’in ortağı Hank Griffin, kız arkadaşı Juliette Silverton da katılıyor. Ayrıca gruptaki en ilginç karakterlerden biri de Çavuş Drew Wu’dur. Monroe’nun eşi ve tilki türü bir Wesen olan Rosalee Calvert de bu arkadaş grubunun üyesidir.

Dizi boyunca bu ekip çok farklı türden yaratıklar ile mücadele eder. Her seferinde karşınıza çıkacak ve farklı özelliklere sahip yaratıkları dizide yorumlamaları taktire değer. Bir de her bölümden farklı olarak, her sezonun kendi bütün bir konusu ve Nick’in mücadele vermek zorunda kaldığı daha büyük güçler var. Onlarla mücadele ise daha çetindir.

Dizi ilk beş sezon her biri 22 bölüm yayınlanırken, son sezon sadece 13 bölüm yapılmıştır. Ancak buna rağmen diyebilirim ki izlediğim en başarılı dizi sonlarından birine sahiptir. İzleyiciyi 6 sezon sonunda çok tatmin eden, iyi ki izlemişim dedirten mutlu bir son ile bırakıp gidiyor.

Tabii bir de dizinin son sahnesi var ki açık kapı bırakıyor. Bu açık kapı son sahnede görünen yukarıda bahsettiğimiz arkadaş grubunun üyelerinin çocukları ile ilgilidir. İşi bu sefer onlar devralmış ve daha da büyüterek devam ettiriyor. İşte bu son, izleyicide keşke devam etse isteği uyandırıyor.

Yönetmen Clint Eastwood, başrolde Tom Hanks ve heyecan dolu bir film: Sully (2016)


Yönetmen: Clint Eastwood
Oyuncular: Tom Hanks
Aaron Eckhart
Laura Linney
Tür: Biyografi, Dram
Yapım: ABD - 2016
Puan: 10

Sully (2016), Clint Eastwood’un yönetmenliğini yaptığı her saniyesi heyecan dolu ve bir de gerçek bir olaydan uyarlanan çok güzel bir yapım. Bir de başrolde en başarılı bulduğum oyunculardan biri olan Tom Hanks olunca bu filme artık söz olamaz.

Öncelikle filmin yönetmeni Clint Eastwood’dan bahsetmek isterim. Clint Eastwood denince benim aklıma ilk önce Western filmleri ve “İyi, Kötü ve Çirkin” (1969) filmi geliyor. Bu çocukluğumda bildiği Clint Eastwood. Bir de son yıllarda başarılı yönetmenliği ile tanıyorum Clint Eastwood’u. Bu filmi ile bir daha kendisini ispatlamıştır benim için.

Filmin başrollerinde ünlü aktör Tom Hanks var. Geçtiğimiz aylarda Tom Hanks’in bir gemi kaptanını canlandırdığı Kaptan Phillips (Captain Phillips - 2013) filmini izlemiştim. Özellikle Kaptan Phillips’in korsanlarda rehin olduğu son anlar ve kurtarıldıktan sonraki durumunu, yaşadığı şoku çok etkileyici ve gerçekçi oynuyor. Bu filmde de Tom Hanks yine bir kaptan ama bu sefer bir uçağın kaptanı, pilot olarak görüyoruz.

Sully (2016) filminin konusu ise şöyle: 2009 yılında New York’tan havalanan ve 155 yolcusu ile mürettebatı bulunan bir yolcu uçağına bir kuş sürüsü çarpar. Uçağın her iki motoru da devre dışı kalır ve Kaptan Chesley "Sully" Sullenberger, acil iniş için işlemlere başlıyor. Kule uçağı acil iniş için bir havaalanına yönlendiriyor. Ancak Kaptan Sully, havaalanına varamayacağını düşünerek uçağı Hudson nehrine indiriyor. Olayda tek bir yolcunun bile burnu kanamıyor ve herkes sağ kurtuluyor.

Ancak buna rağmen Sully ve ikinci kaptan Jeff Skiles hakkında soruşturma açılıyor. İddia ettikleri şudur ki kaptan uçağı Hudson nehri yerine havalimanına indirebilirdi. Ancak Kaptan Sully bulundukları durumda bunun imkânsız olduğunu savunuyor. Tabii herkesin kahraman ilan ettiği Sully, bir yandan da zor anlar yaşıyor ve yaptığını savunuyor, ispatlamaya çalışıyor.

Filmin en beğendiğim tarafı uçağın acil iniş yapması, yolcuların durumu, kurtarma çalışmaları ve diğer olaylar çok gerçekçi olarak yansıtılmış. Bir de bu olay farklı yönlerden birkaç defa, izleyiciye sunuluyor. Biri kontrol kulesinde yaşananları, diğeri kokpitte olanlar, yolcuların yaşadıkları ve tabii ki kurtarma çalışmaları. Bunlar parça parça da olsa güzel bir sıralamayla izleyiciye sunuluyor ve her defasında heyecan doruğa yükseliyor.

Bu arada film Kaptan Chesley "Sully" Sullenberger’in olayı da anlatan otobiyografi kitabından uyarlanmıştır. Filmin sonunda da Kaptan Sully ve olayın şokunu yaşayan gerçek yolcuların bir arada olduğu görüntülerini görüyoruz.

Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi (Rogue One: A Star Wars Story - 2016)


Yönetmen: Gareth Edwards
Oyuncular: Felicity Jones
Diego Luna
Ben Mendelsohn
Donnie Yen
Riz Ahmed
Alan Tudyk
Jiang Wen
Forest Whitaker
Tür: Aksiyon, Macera, Bilim Kurgu
Yapım: ABD - 2016
Puan: 7

Bir Star Wars hayranı değilim ve Star Wars’ı çılgınlık derecesinde seven ve takip edenleri de anlamıyorum. Çünkü benim çocukluğumda Star Wars yoktu ve izlememiştim. İlk defa Star Wars’ı ise 1999’da çıkan “Bölüm I” ile izlemeye başlamıştım. Bunu da birkaç yıl sonra izlemiştim. İlk filmin 1977 yılında (tabii ben doğmadan önce) çıktığını ve bir Sovyetler Birliği vatandaşı olarak doğduğumu da göz önüne alalım.  Bundan dolayı aşırı Star Wars hayranı olan insanları hiç anlayamam.

Yaklaşık 10 yıl önce çok merak ettim. Bu Star Wars nedir diye ve oturup Bölüm I’den Bölüm VI’ya kadar sırayla hepsini izledim. Tabii bölüm I ve III daha sonra çekildiği için özel efektleri olan, son teknolojilerle yapılmış ve savaş sahneleri ile aksiyon sahnelerinin daha bol olduğu filmlerdir. Bölüm IV ile VI ise 1977 ile 1983 yılları arasında yapılan ve sonra yapılan bölümlere göre daha durağan sahnelerin olduğu filmlerdir.

Bütün bölümleri izledikten sonra bile güzel bir yapım olmakla birlikte halen Star Wars çılgınlığını anlayamayacağımı söyleyeceğim. Ancak yine de yeni çıkan filmleri merak edip izlerim. Yeni Star Wars üçlemesinin ilk filmi The Force Awakens’ı (2015) izlememe rağmen konusunun ne olduğunu hatırlayamıyorum. Bana göre en saçma şey bir filmin ve özellikle de konusu devam eden, yarım kalan bir filmin iki yıl arayla vizyona görmesi. İkinci film gelene kadar ya tekrar tekrar izleyeceksin ya da benim gibi unutanlar oluyor.

Tabii bir de araya hikâyeler koymaya başladılar. Bunlardan ilki de Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi (Rogue One: A Star Wars Story - 2016). Filmin konusu kısaca şöyle: İmparatorluk, çok güçlü bir silah olan Ölüm Yıldızı’nı yapıyor. O kadar güçlü ki isterseler bir şehri, hatta bir gezegeni bile bir anda yok edebilirler. İsyancılar da Ölüm Yıldızı’nı yok etmeni bir yolu olduğunu öğrenir. Bunu yapmak için de bu silahın planlarını ele geçirmeleri gerekiyor. Tabii aksiyon ve macera burada başlıyor. Uzay savaşları, çatışmalar, lazer silahlar ve büyük bir amaç uğruna kendini feda edenler.

Filmde benim dikkatimi çeken iki oyuncu var. Birincisi Riz Ahmed, ilk defa  Gece Vurgunu (Nightcrawler - 2014) filminde gördüğüm bir oyuncu. İkincisi ise Donnie Yen, Ip Man filminden tanıdığımız ünlü dövüş sanatları ustası.

Rogue One (2016), güzel bir uzay savaşları hikâyesi sunuyor izleyiciye. Hatta iki defa izledim. Ancak tabii kendi başına bağımsız bir film ve hikâye değildir. Eski filmleri bilip anlamadan sadece bu filmi izlemek yeterli olmaz. En azından genel bir Star Wars anlayışına sahip olmanız gerekiyor.

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? (Fantastic Beasts and Where to Find Them - 2016)


Yönetmen: David Yates
Oyuncular: Eddie Redmayne
Katherine Waterston
Dan Fogler
Alison Sudol
Colin Farrell
Tür: Aksiyon, Fantastik, Macera, Aile
Yapım: ABD, İngiltere - 2016
Puan: 8

İngiliz yazar J. K. Rowling’in Harry Potter serisi ve Büyücüler Dünyası, çok farklı bir hayal ürününün eseridir. Her ne kadar klasik masallarda büyücüler, cadılar, iyiler ve kötüler olsa da Rowling bize büyü yapabilen ve normal insanların aynı ortamdan yaşadığı ama birinin diğerinden haberdar olmadığı bir dünya sunuyor. Onun bu Büyücüler Dünyası bize her yönüyle düşünülmüş, tasarlanmış farklı bir hayal alemi veriyor.

Harry Potter serisini çok severim. En başta eserin kahramanının yetim bir çocuk olması zaten birçok insanı bu karakter ve tabii ustaca tasarlanmış fantastik dünyaya çekiyor. Diğer yanda ise Rowling sadece büyü deyip geçmiyor, büyü türleri, sihirli iksirler, uçan süpürgeler, fantastik yaratıklar, kara büyü ve sair derken her yönüyle farklı ve ilginç bir hayal dünyası ortaya koyuyor. Ki zaten bundan dolayı hem kitabı, hem de filmi çok beğeni toplayan, hayran kitlesi oluşan uzun soluklu bir yapımlar dizisine dönüşmüştür.

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? (Fantastic Beasts and Where to Find Them - 2016) filmi de Harry Potter serisinin dokuzuncu filmidir. Filmin ana karakteri Newt Scamander, “Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?” kitabının yazarıdır. Filmdeki olaylar da Harry Potter’in bu kitabı okulda okumasında 70 yıl önce yaşanıyor.

Newt Scamander, 1926’da gemi ile New York’a geliyor. Burada da İngiltere’deki gibi bir büyücüler topluluğu var. Newt Scamander, zoolog ama normal bir zoolog değil. Büyülü hayvanlar, diğer adıyla fantastik yaratıklarla ilgilenen bir hayvanbilimcidir. New York’a geldiğinde de getirdiği çantada bunlardan onlarcası var.

Geldiği ilk gün bu fantastik yaratıklardan biri çantasından kaçar. Çok ilginç bir yaratıktır bu. Altını ve mücevherleri çok seviyor ve onları yutuyor. Newt Scamander sadece bir yaratığı kaybetmekle kalmıyor, ayrıca çantası yanlışlıkla büyücü olmayan birinin -Jacob Kowalski- eline geçer. Tabii Jacob Kowalski çantayı açınca da yaratıklardan bazıları kaçar. Bundan dolayı bu ikili arkadaş olur ve bu yaratıkları aramaya çıkarlar.

Tabii film ilerlerken olaylar daha da karışır. Obscurus diye farklı bir yaratığın varlığını öğreniyoruz. Bu aslında tam olarak bir yaratık değildir. Büyü gücü bastırılan çocuklarda ortaya çıkan bir tür parazittir. Eğer bir çocukta ortaya çıkarsa en fazla 10 yaşına kadar yaşar çocuk. Newt Scamander de bunlardan birini ölen bir çocuğun cesedinden çıkarmış ve çantasında tutuyor. Bu yaratık aynı zamanda çok büyük yıkım gücüne sahiptir.

Tabii Newt Scamander’in New York’a gelişi ile ortalığı yıkıp geçen bir yaratık da aynı zamanda ortaya çıkar. Bunun Newt Scamander’in çantasından kaçan canavarlardan biri olduğu düşünülüyor. İşte olaylar, macera böyle devam eder.

Film Rowling’in büyülü dünyasını sevenler için hem güzel bir hikâye hem de görsel bir şölen sunuyor. Hele söz konusu fantastik yaratıkları, ana karakterin küçük çantasının içindeki sınırsız dünyayı ve farklı türlerden fantastik canlıların görüntüsü keyifli anlar yaşatıyor izleyiciye.

Bu arada devam filmi de artık yolda. Fantastik Canavarlar: Grindelwald'ın Suçları (Fantastic Beasts: The Crimes of Grindelwald  - 2018) adlı devam filmi gelecek yıl vizyona girecek. Film ile ilgili ilk görsel ve oyuncu kadrosu da artık paylaşıldı.

Kayıp Şehir Z (The Lost City of Z - 2016)


Yönetmen: James Gray
Oyuncular: Charlie Hunnam
Robert Pattinson
Sienna Miller
Tom Holland
Angus Macfadyen
Tür: Aksiyon, Biyografi, Dram, Macera
Yapım: ABD - 2016
Puan: 7

Kayıp Şehir Z (The Lost City of Z - 2016), gerçek bir olayı konu edinen biyografi ve macera filmidir.

Filmin konusu şöyle: İngiliz kâşif Percy Fawcett, Brezilya ve Bolivya arasında savaş çıkaracak sınır sorununu çözmek için Amazon ormanlarına gönderilir. Görevi bu bölgede haritaya alınmayan bölgeleri keşfetmek ve haritasını çıkarmaktır.

Percy Fawcett görevini yapar ama buraya yolculuğu sırasında Amazon ormanlarında bulunan eski ve kayıp bir şehrin söylentisini duyar. Bu şehirde hala insanlar yaşıyor ve altınla kaplı bir şehir. Ormanda yaptığı keşiflerde birkaç iyi işlenmiş çanak ve ev aletleri kalıntısı bulunca da böyle bir şehrin varlığına inanır.

Percy Fawcett, Kayıp Şehir Z ismini verdiği bu şehri bulmayı kendisine bir hedef ve takıntı haline gelir. Daha sonra bu şehri bulmak için Amazon’a birkaç sefer yapacaktır. İster bölgenin ormanlık yapısı ve diğer sebeplerden seferleri başarılı olmaz. Ancak buna rağmen onu esir alan bu şehri bulma tutkusu bir türlü geçmez. Yıllar geçer, çocukları da büyür. Hatta onun bu tutkusu büyük oğluna da bulaşır. İşte son bir sefer için 1925 yılında büyük oğlu ile birlikte Bolivya’ya yola çıkar Percy Fawcett.

Film bir adamın, bir kaşifin, Kraliyet Coğrafya Topluluğu üyesi bir insanın inandığı bir şey uğruna canını, zamanını nasıl harcayarak ve tehlikeye atarak tutku haline getirdiği Kayıp Şehir Z’yi bulmaya çalışma çabalarını anlatıyor. Tabii filmin ana karakterini Amazon’da bilinmedik tehlikeler bekliyor. Bir yandan sıcak ve nemli orman, arazi şartları, diğer yandan dış dünya ile çok az teması olan Amazon yerlileri ve diğer tehlikeler.

Asıl soru şu: Gerçekte 1925 yılında oğlu ile son Amazon yolculuğuna çıkan Percy Fawcett görmeyi çok istediği bu Kayıp Şehir Z’yi buldu mu? Son yolculuğundan sonra Percy Fawcett ve oğlundan hiç haber alınmaz ve kayıp olarak kayıtlara geçer. Ancak film buna açık bir kapı bırakıyor.

Farklı bir uzaylı filmi: Geliş (Arrival - 2016)


Yönetmen: Denis Villeneuve
Oyuncular: Amy Adams
Jeremy Renner
Forest Whitaker
Tzi Ma
Tür: Bilim Kurgu,  Gerilim
Yapım: ABD - 2016
Puan: 10

Farz edin ki o hep merak ettiğimiz uzaylılar ile karşılaştık ya da Dünya’ya geldiler. Peki, onlara ne diyeceğiz, nasıl iletişim kuracağız ve anlaşacağız. İşte bu filmin de odaklandığı asıl soru da budur. Farklı biyolojik yapıya sahip, farklı galaksilerden olan ve yine her şeyleri farklı olan varlıklar ile nasıl iletişime geçip ne istediklerini anlar ve ne istediğimizi onlara anlatırız.

İnsanoğlu, tarihin en erken çağlarında bile hep uzayı merak etmişti. Eski Mısır ve diğer antik uygarlıklarda hep astronomi ilmi öne çıkan bilimlerden olmuştur. Halen de günümüzde aynı merak devam ediyor. Özellikle de cevaplanması merak edilen sorulardan biri de bu koca evrende yalnız mıyız? Yoksa başka canlıların olduğu gezegenler, güneş sistemleri de var mıdır? Kısacası evrende bizden başkası var mıdır?

Geliş (Arrival - 2016) filmi ise bu soruya cevaptan ziyade, “uzaylı” dediğimiz bizim gezegen dışından olan varlıklarla karşılaşmamız durumunda ne yapacağımız ile ilgileniyor. Çoğu Hollywood filmi uzaylıları hep “işgalci” olarak tasvir eder. Mesela H. G. Wells’in “Dünyalar Savaşı” bilim kurgu romanından uyarlanan filmde uzaylılar Dünya’yı işgal için gelirler. Steven Spielberg’in E. T. karakteri ise barışçıl uzaylılardandır. Bir az da şirin bir uzaylı tabii.

Bu filmdeki uzaylılar ise farklıdır. Dünya’nın 12 farklı noktasına uzay gemisi iner. Geliş amaçları belli değil. Dost mu düşman mı bilinmiyor. Ne istiyorlar o da tespit edilemiyor. Çünkü en büyük sorun iletişim sorunudur.

İşte film en başta iletişim sorunsalına değiniyor. Farz edelim uzaya gönderdiğimiz mekikler bir uzaylı grubuyla karşılaşsa ya da Dünya’ya bir uzay gemisi gelse ne yapacağız. Onlarla nasıl iletişim kuracağız. Filmde 12 farklı noktaya konan uzaylı gemileri ile iletişim kurma çabaları başlar. ABD’deki uzaylılar ile iletişim için ise dil bilimci Louise Banks ve fizikçi Ian Donnelly görevlendirilir.

Tabii ordu uzaylıların tehdit olma olasılığına karşı önlem almış ve biran önce tek bir soruyor cevap arıyor: “Dünya’ya ne amaçla geldiniz”. Ancak Banks iletişim kurma, uzaylıların dilini anlama, onların amaçlarını doğru öğrenmek için daha geniş bir zaman ihtiyaç olduğunu söyler ve uzaylıların dilini öğrenme çalışmaları aylar sürer.

Film ne bir uzay ne de bir uzaylı filmidir. Daha çok tamamen farklı iki tür, farklı gezegenlerden olan varlıkların nasıl iletişim kurabileceği sorununa odaklanıyor. Ancak bir yandan güzel ve çok etkileyici bir film çıkmıştır ortaya.

Bir yandan uzaylılar ile anlaşmak için süre isteyen bilim adamları, bir yandan kelimelerin yanlış ve farklı anlaşılması sonucu savaşa hazırlanan Çin ordusu, tedirgin olan insanlar ile filmde gerilim zirveye çıkar. Aslında uzaylılar “silah” diye ifade ettikleri ve vermeye geldikleri şey ise bir “hediyedir”, bir “icat ve alettir”. Bu anlaşılana kadar ise soluklarınızı tutarak izleyeceğiniz bir yapım çıkmıştır ortaya.

Kolpaçino 3 Devre ful izle

.





...

Warcraft 2016





...
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Film İzle - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger